Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Çelik danışmanlığında Nail Altuntaş’ın hazırladığı doktora tezi, Memur-Sen tarafından takdir mükafatına layık görüldü.
BEUN Toplumsal Bilimler Enstitüsü İşletme Doktora Programında tamamlanan, danışmanlığını Prof. Dr. Hakan Çelik’in yaptığı ve BEUN mezunu Nail Altuntaş’ın hazırladığı “SERVUNQUAL: Türkiye’de Faaliyet Gösteren Kamu Sendikalarının Üyelerine Verdikleri Hizmetlerin Algılanan Kalitesinin Ölçümüne Yönelik Ölçek Geliştirme Çalışması” başlıklı doktora tezine, Memur-Sen tarafından takdir mükafatı verildi.
İşletme Doktora Programında hazırlanan bu tez, kamu sendikalarının üyelerine sunulan hizmetlerin algılanan kalitesine yönelik kavramsal bir model yahut ölçeğin bulunmadığının tespiti ve bunun üzerine kamu sendikalarının üyelerine sunulan hizmetlerin algılanan kalitesini ölçen bir model ve ölçek geliştirmeyi gaye edinerek hazırlandı. Nitel ve nicel araştırma tekniklerini içeren bir ölçek geliştirme süreci izlenen doktora tezinde, görüşmeler ve müşahedelerle elde edilen bilgilerin içerik tahlili sonucunda çok boyutlu ve hiyerarşik bir kalite modeli oluşturulduğuna dikkat çekiliyor. Bununla birlikte ortaya konulan çalışmada, sendikaların hizmet kalitesini ölçebilmek gayesiyle kullanılabilecek kırk iki tabirden oluşan çok seviyeli, yedi boyuttan bir ölçüm aracı ve modeli geliştirildiği belirtilirken, elde edilen sonuçların sendikaların hizmetlerini bilimsel bir temelde değerlendirmelerine, hizmet sunumunda dikkate almaları gereken ögelere yönelik bilgi sağlamalarına ve çalışanlara katkıda bulunmalarına imkan tanıdığı söz ediliyor.
Konu hakkında açıklama yapan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Nail Altuntaş’ın takdir mükafatına layık görülen doktora tezinin üniversite ismine gurur kaynağı olduğunu belirtti. Rektör Özölçer ayrıyeten, Altuntaş’ın hazırladığı tezin kamu sendikalarının hizmet kalitesini ölçmeye yönelik geliştirdiği model ve ölçeğin alana değer arz eden bir katkı sağladığını da ifade ederek şu sözleri söyledi:
“Altuntaş’ın çalışması, yalnızca teorik alanda bir katkı sunmakla kalmayıp pratikte de sendikaların hizmet kalitesini değerlendirmelerine yardımcı olacak bilimsel bir aracı ortaya koymuştur. Bu usul çalışmalarla akademisyenlerimiz ile öğrencilerimizin ulusal ve milletlerarası toplulukta mükafatlar kazanarak Üniversitemizi muvaffakiyetle temsil etmelerinden kıvanç duyuyoruz. Üniversitenin eğitim ve araştırma misyonunun güçlü bir göstergesi olan bilimsel çalışmaları her daim teşvik ettiğimizi de belirterek bu muvaffakiyetin mimarları olan doktora mezunumuz Nail Altuntaş ve tezin danışmanı olan öğretim üyemiz Prof. Dr. Hakan Çelik’i kutluyor, çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.”


BEUN Doktora Mezunu Altuntaş’ın tezine takdir ödülü
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

