BEUN Aşçılık Programı öğrencileri gönül sofrası kurdu - Karabük Haber Postası
beun ascilik programi ogrencileri gonul sofrasi kurdu L4Bz4ZNf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Nisan, 2025 16:30 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN Aşçılık Programı öğrencileri gönül sofrası kurdu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Devrek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri, depremzede vatandaşlara dayanak olmak hedefiyle İskenderun’da kurulan Gönül Mutfağı’nda hizmet verdi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Asrın Felaketi 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli sarsıntılarının akabinde bölgede devam eden gereksinimlere karşılık vermek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek gayesiyle takviye faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda, zelzelenin tesirlerinin en ağır hissedildiği bölgelerden biri olan İskenderun’da kurulan “Gönül Mutfağı”nda, BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri istekli olarak vazife aldılar.

Ramazan ayı hasebiyle; Kerem Çuhadar, Sema Can Erdal, Caner Güneş, Ensar Mert, Mustafa Cinkılıç, Seray Uçar, Eren Kuyucu, Merdiye Önal, Sena Memnun ve Tilbe Şengül’den oluşan istekli 10 BEUN öğrencisi, iftar ve sahur için günlük 19 bin porsiyon yemek hazırlayarak depremzedelere takviye verdi. Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığı’nın da desteklediği “Gönül Mutfağı” etkinliğinde BEUN öğrencileri ayrıyeten taşınabilir fırında günlük 5 bin adet ekmek üretimine de katkı sağladı.

Bu manalı toplumsal sorumluluk projesine katkı sağlayan BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri başta olmak üzere depremzede vatandaşlarımız için seferber olan tüm öğrencilere teşekkürlerini sunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, “BEUN olarak akademik ve bilimsel faaliyetlerimizin yanında her vakit tekrarladığımız üzere toplumsal çıktılara, toplumsal sorumluluk projelerine ve akademik üretim faaliyetlerinin toplum nazarında karşılık bulması amacıyla ortaya konan çalışmalara katkı sağlamaya devam ediyoruz. Asrın Felaketi 6 Şubat 2023 Sarsıntıları sonucunda ne yazık ki çok sayıda vatandaşımızı, evlatlarımızı, öğrencilerimizi kaybetmenin derin hüznünü yaşamaya devam ediyoruz. Gönül Mutfağı aktifliğine istekli olarak katılan Devrek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencilerimiz ise bu yaraları sarmak, toplumsal felaket karşısında dayanışma, yardımseverlik ve sevgi tohumlarını filizlendirebilmek için binlerce vatandaşımıza hizmet ettiler. Bu örnek davranışları hasebiyle öğrencilerimizi, onları yetiştiren akademisyenlerimizi ve değerli ailelerini tebrik ediyor, her birine teşekkürlerimi sunuyorum. BEUN olarak ebediyen toplumsal sorumluluk projelerine ve toplumsal sorumluluk çalışmalarına katkı sunarak gelişmemizi sürdüreceğiz.” sözlerinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
03 Mayıs, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK-İŞİTTİK-SÖYLÜYORUZ

Deprem Gerçeği

Ülkemizde irili ufaklı depremler meydana geliyor.

Binlerce insanımızı molozların altında bıraktığımız bu depremler sonrasında hep aynı şeyleri konuşur olduk.

Belirli bir süre sonrasında her şeyi unuttuk. Tedbiri de tabi ki.

Yıllardır Karabük’te olası bir deprem halinde hazırlığımızın olup olmadığını yazar, çizeriz şu ana kadar kendisini yetkili gören bir makamdan beklediğimiz cevabı alamadık.

Sadece Allah korusun diyoruz.

1944 Çerkeş depremi Karabük’te de ciddi derecek etkilenmiş, köylerde can kaybına mal olmayan yıkımlar olmuştur.

Karabük yıllarca inşaat ruhsatları verilirken 2. Dereceye kadar verilmiş, sonrasında tehlikeli, bir fay hattınızı üzerinde olduğumuz anlaşılınca ruhsat işlemleri değiştirilmiştir.

Bilimsel ve teknik raporlara göre;

“Karabük’ün sismik durumu, büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı ile belirlenir. Dünyanın en aktif ve hızlı hareket eden sağ yanlı faylarından biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı Karabük il sınırının güneyinden geçer. Bu fay hattı, Karabük il sınırının hemen güneyinden geçer. Eskipazar ve Ovacık ilçeleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na oldukça yakın konumdadır. Gerede-Bolu bölümü ya da Çerkeş-Kurşunlu bölümü parçalardır. Kuzey Anadolu Fay Hattı parçalarında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Ya da daha büyük bir deprem olur. 7 ve üzeri büyüklükteki bir deprem, Karabük genelinde büyük yıkıma yol açabilir. Yerbilimciler fayın tarih boyunca yaptığı depremleri inceler. 1944 Gerede Depremi gibi büyük tarihsel depremler incelenerek örnek alınmaktadır. Ve yerbilimciler bölgenin risk potansiyelini hesaplar. Örnek alınan depremlerle çalışırlar.

KAF’ın yanında Karabük ve çevresinde kırıklar da vardır. “Karabük Fayı” ya da “Safranbolu Fayı” adıyla bilinen kırıklar vardır. Daha kısa ama yerel ölçekte etkili olabilen tali kırıklar da var. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritası vardır. Diri Fay Haritası’nda yer alan kırıklar potansiyel deprem kaynaklarıdır. Karabük deprem riski sadece ana fayla ilişkili değildir. Risk sadece ana fay hattının kırılmasıyla değil, yerel fayların tetiklenmesiyle de ilişkilidir.” Deniyor.

Ve;

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ana koluna en yakın ilçe olan Eskipazar, sismik açıdan en riskli bölgedir. Yenice ilçesi, içinden geçen fay hatları ve heyelan riskiyle dikkat çeker. Ve derin vadilerden kaynaklanan heyelan tehlikesiyle dikkat çeker. Merkez ilçe, nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle en yüksek kayıp riskini taşıyan bölgedir. Safranbolu ise ayrı bir risk grubundadır.”

Hem Yerel yönetimler, hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri iş birliği ile konuyu gündemde tutmalı, riskli binaları tespit etmeli. Sadece resmi binaların dönüştürülmesi yetersizdir.

Bu arada olası bir deprem halinde sanayi tesislerinin özellikle Kardemir’in de bu konulardaki planlaması önemlidir.

Riskli alan yoğun yerleşim yaşam alanlarıdır.

Allah Korusun denek yetmez.

Tedbir de lazım değil mi?

 

Hadi Hayırlısı

Sosyal medyaya bakıyoruz

Aman Allahım?

Kıyamet kopuyor.

Karabük’ün eniştesi Emniyet Genel Müdürü olmuş.

İlk sivil Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı da olan yeni genel müdür Fidan’ın eşi bir Prof. Ve Ovacık İlçemizin Dudaş köyünden.

Hayırlı oldun.

İnşallah artık Emniyet Genel Müdürlüğü literatüründen Karabük’ün sürgün yeri gerçeği silinir.

 

 

Tiyatro bitiyor mu?

Daha başlarken senaristleri ve yönetmenleri belli ve ülkemizi bölmeye yönelik bir tiyatro oyunu olduğunu söylemişti.

TBMM de usul ve teamüllere aykırı olarak dayatma ile kurulan güya TBMM ve devletin projesi olarak dayatılan sözde kardeşlik(!) tiyatrosunda silahların yakılması perdesinin oyuncusu 30 terörist inlerine dönmüş, sözde müttefiklerimizin verdiği yeni silahlarla görevlerinin başındalarmış.

Bunu söyleyen bebek katilinin Beka Vadisi’ndeki sözde komutanı.

Şımarıklıkla ne isteyeceklerini şaşıran katil seviciler de sürecin duraksadığını açıklamış.

Milletin durdurmak için beklediği sürecin buraya kadar gelmesine önderlik edenlerde her hal de seçimi bekleyecekler gibi duruyor.

 

 

Sosyal medyada gördük hoşumuza gitti.

Alıntı Gürse Bilsel’den.

Allah’ın akıl verdiği, muhakeme yeteneği verdiği, konuşma yeteneği verdiği koca koca ünvanlı adamcıkların varlıklarının ve şak-şaklarının gürültüsü arasında denk düştü.

Buyurun tekrar tekrar okuyun efendim.

Okuyun ve etrafınıza dikkatli bakın;

“Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

 

-“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-“Emret komutanım” demiş. Komutan;

 

-“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

-“Hadi lan” demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-“İşte asıl cesaret bu” demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara “HADİ LAN” diyebilmektir”

Değil mi?