ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) ile Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü arasında karstik çöküntü, heyelan, volkanizma, aktif tektonik kaynaklı yatay ve düşey hareketler ile anomalilerin uydu ve yersel konum belirleme teknikleri ile tespitine yönelik ortak çalışmalar gerçekleştirmek üzere bir işbirliği protokolü imzalandı.
Protokol uyarınca ortak çalışmalar, MTA Uzaktan Algılama Birimi Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanlığı ile BEÜ Geomatik Mühendisliği Bölümünün teknik ve bilimsel olanakları ile gerçekleştirilecek. Bu işbirliği ile yeryüzü hareketlerinin izlenmesinde modern gözlem tekniklerinden daha etkin bir şekilde yararlanılması amaçlanıyor. Protokolü MTA adına Genel Müdür Yusuf Ziya Coşar ve Bülent Ecevit Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer imzaladılar.
Geomatik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, imzalanan protokolün kendileri için çok değeli olduğunu belirterek “Uzun süredir Rektörlüğümüzün desteği ile bilim ve eğitimde kalite odaklı planlı bir çalışma yürütüyorduk. Bu hedef doğrultusunda gerek teknolojik altyapımızı gerekse de araştırmacı kapasitemizi yerli ve yabancı hocalarla dünya standartlarında geliştirdik. Bugün imzalan protokol bu planlı çalışmanın bir yansımasıdır. Bize bu olanakları sağlayan Rektörlüğümüze ve imzalanan protokol vasıtasıyla birikimlerimizi kamunun yararına kullanmak adına bizlere fırsat tanıyan MTA Genel Müdürlüğüne teşekkürü bir borç bilirim” dedi.
Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer ise yaptığı açıklamada, “Üniversite olarak uluslararası olma ve kaliteye büyük önem vermekteyiz. Bu bağlamda, bölümlerimize nitelikli yabancı öğretim elemanı transfer etmeleri ve altyapılarını güçlendirmeleri noktasında önemli teşvikler sağlamaktayız.
Hedefimiz dünya standartlarında eğitim-öğretim ve araştırma kalitesini yakalamaktır. Geomatik Mühendisliği Bölümümüz de bu bölümlerimizden biridir. İmzalanan bu protokol bizim açımızdan izlediğimiz yolun ne kadar doğru olduğunun önemli bir göstergesidir. Bu noktada ülkemizin en araştırmacı ve güzide kurumlarından biri olan MTA Genel Müdürlüğüne, Üniversitemize göstermiş olduğu ilgiden dolayı teşekkür ediyor; protokolün hazırlanmasında emeği geçen herkesi canı gönülden kutluyorum” diye konuştu.
BEÜ ile MTA Arasında Teknik İşbirliği Protokolü İmzalandı
Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.
Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.
KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.
Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.
Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.
“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”
Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.


