Reklam
Reklam
67457effe13e3
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
26 Kasım, 2024 10:56 tarihinde yayınlandı
0

BEŞİKTAŞ’TA GİOVANNİ KRİZİ VE TRANSFER HAREKETLİLİĞİ

Beşiktaş’ta son günlerde gündem yoğun. Teknik Direktör Giovanni, kulüpten iki maçlık kredi talep etti. Giovanni, ayrılığı durumunda sezon ortasında başka bir takımda çalışma şansı bulamayacağını ve hak edişlerinin büyük bir kısmını alarak takımdan ayrılacağını ifade etti.

SERGEN YALÇIN GERİ DÖNER Mİ?
Sergen Yalçın’ın mevcut yönetimle çalışmak istemediğine dair çıkan iddialar yalanlandı. Yönetimin Yalçın ile herhangi bir iletişim kurmadığı belirtilirken, Yalçın’a teklif yapılması durumunda ertesi gün takımın başına geçebileceği öne sürüldü.

TRANSFER KOMİTESİNDE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER
Başkan Hasan Arat, Scout ekibinden, Muci, Musrati ve Joao Mario transferlerine dair olumlu raporların gerekçesi için yazılı savunma istedi. Ocak transfer dönemi öncesinde transfer komitesinin tamamen yenilenmesi planlanıyor. Bu süreçte kadroda dört oyuncunun gönderilmesi ve yerine beş oyuncunun transfer edilmesi gündemde.

YÖNETİMİN DEVAMI VE TARAFTAR HAMLELERİ
Başkan Arat, istifa gibi bir düşüncenin söz konusu olmadığını, kendisi ve ekibiyle seçime kadar görevine devam edeceğini belirtti. Taraftar ile bağları güçlendirmek adına bilet fiyatlarında ciddi bir indirim yapılması ve birkaç farklı hamle daha planlanıyor.

TEKNİK EKİP VE KADRODA GERGİNLİK
Giovanni’nin çalışma stilinden memnun olmayan Paulista ve Gedson Fernandes , bu durumla ilgili kulüp yöneticilerine şikayette bulundu. Yerli oyuncular ise kadro adaleti konusundaki şikayetlerini Samet Aybaba’ya iletti. Bu gelişmeler, Giovanni’nin pozisyonunu daha da tedirgin hale getirdi. Can Bozdoğan ve Salih Uçan ile ilgili yaşanacak gelişmelerin ise yakın zamanda gündemi daha da hareketlendireceği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin