Reklam
Reklam
238 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Mayıs, 2024 11:36 tarihinde yayınlandı
0

Beşiktaş, Türkiye Kupası’nı 11. kez kazanmak istiyor

Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile karşılaşacak olan Beşiktaş, kupayı 11. kez müzesine götürmek istiyor. Siyah-beyazlılar, kupayı kazanırsa aynı zamanda önümüzdeki sezon Avrupa kupalarında mücadele etmeyi de garantileyecek.

Ziraat Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş ile Trabzonspor yarın saat 20.45’te Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. Süper Lig’de kötü bir sezon geçiren ve son haftaya 56 puanla 5. sırada giren siyah-beyazlılar, hem taraftarına kupa hediye etmek hem de gelecek sezon Avrupa’da yer almayı garantilemek istiyor.

Hedef kupada 11. kez mutlu son

Beşiktaş, bugüne kadar kupada 16 kez final oynadı. 1974-1975, 1988-1989, 1989-1990, 1993-1994, 1997-1998, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2010-2011 ve 2020-2021 sezonlarında kupayı müzesine götürmeyi başaran Kartal, 1965-1966, 1976-1977, 1983-1984, 1992-1993, 1998-1999 ve 2001-2002 sezonundaki finalleri ise kaybetti.

Kupada 11. randevu

Beşiktaş ile Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda bugüne kadar 11 kez rakip oldu. Bu maçlardan 5 defa siyah-beyazlılar, 4 kez ise bordo-mavililer galibiyetle ayrıldı. Taraflar 2 mücadelede de berabere kaldı. Aynı zamanda iki takım arasında şimdiye kadar 4 kez final oynadı. 1974-1975 sezonundaki finalde 1-0 ve 2-0’lık skorlarla kazanan Beşiktaş olurken, 1976-1977’de ise 1-0 ve 0-0’lık skorlarla zafere Trabzonspor ulaştı. 1983-1984 sezonunda rakibini 1-0 yenen bordo-mavililer zafere ulaşırken, 1989-1990 da yine aynı skorla bu sefer sevinen siyah-beyazlılardı.

Beşiktaş tam kadro

Beşiktaş’ta final öncesinde eksik futbolcu bulunmuyor. Teknik Sorumlu Serdar Topraktepe, Trabzonspor karşısında tüm futbolcularından en yüksek verimi alarak camiaya kupa sevinci yaşatmak istiyor. Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda doğu ve kuzey tribünde yer alacak siyah-beyazlı taraftarlar tüm biletleri tüketti.(İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin