Reklam
Reklam
besiktas kafilesi rizede Ul6PBMvB
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2025 04:15 tarihinde yayınlandı
0

Beşiktaş kafilesi Rize’de

Beşiktaş, Muhteşem Lig’de yarın oynayacağı Çaykur Rizespor maçı için Rize’ye geldi.

Trendyol Harika Lig’in 17. hafta erteleme maçında Çaykur Rizespor, yarın saat 20.00’de Beşiktaş’ı konuk edecek. Beşiktaş kafilesi karşılaşma öncesi Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalkan özel uçakla Rize’ye geldi. Beşiktaş taraftarları kafileyi Rize’de coşku ile karşıladı. Siyah-beyazlılar akabinde kalacakları otele hareket etti.

Beşiktaş’ın Kulüp Başkanı Serdar Adalı havalimanında yaptığı açıklamada galibiyet ile dönmek istediklerini lisana getirerek, “İlk maçımız, birinci galibiyet. İnşallah galibiyet ile döneceğiz” sözlerini kullandı. Gazetecilerin kendisine Sergen Yalçın’ın Beşiktaş Teknik Yöneticiliği sürecinin çok konuşulduğunu sorması üzerine ise Adalı “Hocamız başımızda. Gerektiği vakit onun bilgisini veririm” formunda yanıt verdi.

Ligde 45. randevu

İki kadro bugüne kadar Muhteşem Lig’de 44 kere karşılaştı. Bu müsabakalarda yeşil-mavili grup 7 karşılaşmayı kazanırken, siyah-beyazlılar 29 sefer galip geldi. 8 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Rizespor, Beşiktaş’ın kalesine 43 gol atarken, kalesinde ise 91 gol gördü.

Beşiktaş, Rize’ye 2 maçtır yeniliklerle geliyor

9 Kasım 2024’te Rize’de oynanan 16. hafta erteleme maçında Beşiktaş’ın o gün anlaştığı Teknik Yönetici Fernando Santos maçı tribünden izlemişti. Müsabakada Beşiktaş’ın başında tekrar Serdar Topraktepe misyon yapmış müsabaka 4-0 Beşiktaş üstünlüğü ile tamamlanmıştı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin