“Benim de bir fikrim var” diyenler TEKNOFEST Ankara’da buluştu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Eylül, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
0
0

“Benim de bir fikrim var” diyenler TEKNOFEST Ankara’da buluştu

Bartın Üniversitesi (BARÜ) paydaşı olduğu TEKNOFEST Ankara’ya katılarak ağır ilgi gören standında bilim ve teknoloji tutkunlarıyla bir ortaya geldi.

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji şenliği TEKNOFEST, Cumhuriyetin 100. yılında Ankara’da ziyaretçilerine kapılarını açtı. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) akademik paydaşları ortasında yer aldığı şenliğe her gün on binlerce kişi katıldı. BARÜ standının ağır ilgi gördüğü dev tertipte üniversitenin vizyon projeleriyle bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek Ar-Ge Proje Pazarı tanıtıldı. Ayrıyeten ziyaretçilere BARÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal sorumluluk alanlarında yaptığı çalışmalarla birlikte “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanı çerçevesinde hayata geçirdiği projeler hakkında bilgiler de verildi.

“Milli Teknoloji Atağının kalbi TEKNOFEST’te atıyor”

TEKNOFEST’in Türkiye’nin Ulusal Teknoloji Atılımını gerçekleştirmesine yönelik değerli bir adım olduğunu tabir eden BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, şenliğin akademik paydaşları ortasında yer almalarından ötürü duyduğu memnunluğu lisana getirdi. Rektör Uzun, “TEKNOFEST ile yetenekli gençlerimiz ve her yaş kümesinden bireyler teknoloji geliştirilmesi süreçlerine katılıyorlar. Tam bağımsız, güçlü Türkiye ülküsüne giden yolda, ulusal ve yerli teknoloji atılımının temellerinin atıldığı bu şenlik, yarınlarımız için taşıdığımız umudu taze tutmaktadır” dedi.

“Geleceğimize kıymet katmak için çaba gösteriyoruz”

Rektör Uzun, Bartın Üniversitesinin tüm bileşenlerinin “Milli Teknoloji Hamlesi”ne ve ülke olarak konulan maksatlara katkılar sunmak için büyük uğraş gösterdiğini de vurgulayarak “Üniversite olarak sürdürülebilir bir gelişim hedefliyor, alanında ehil insan kaynağımız, öğrencilerimiz ve mezunlarımızla güç birliği yaparak Ulusal Teknoloji Atağına yüksek katkı sunmak için çalışıyoruz. Türkiye’nin en fazla öğrenci projesi üreten yükseköğretim kurumlarından biri olan BARÜ ailesi olarak bu noktadaki amaçlarımızı geleceğe taşıyoruz. Bu kanılarla önümüzü aydınlatan stratejilerle ilerleyişimize takviye veren Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, bizleri daima daha güzeli için teşvik eden YÖK Liderimiz Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve gençlerimize rol model olarak daha âlâ bir dünya için teşvik eden T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Lideri Sayın Selçuk Bayraktar’a teşekkürlerimi sunuyorum” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.