Belgesel Film Festivali 25. Kez Start Aldı - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
alt jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
29 Mayıs, 2024 14:49 tarihinde yayınlandı
0
0

Belgesel Film Festivali 25. Kez Start Aldı

UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Safranbolu ilçesinde düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali başladı. Festival kapsamında düzenlenen Belgesel Film Yarışmasına  109 ülkeden bin 448 eser katıldı. Dereceye giren belgesel filmlere ödülleri festivalin son günü verilecek.

UNESCO Dünya Miras Listesi ve Cittaslow kategorisinde yer alan  Safranbolu’da “Kültürel Miras ve Korumacılık” temasıyla 25.ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin Misak-ı Milli Meydanında çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile Misak-ı Milli Meydanı’nda sona eren tören sosyal tesiste basın toplantısı ile devam etti.  Safranbolu Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde Belediye Başkanı Elif Köse başkanlığında düzenlenen Festival bilgilendirme toplantısına  Safranbolu Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, festival jüri üyeleri ve davetliler katıldı.
Toplantıda konuşan Köse, çeyrek asırdır devam eden Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin Safranbolu’nun turizm anlamında da tanıtımına çok büyük katkı sunduğunu belirtti.
Festivalin Safranbolu için çok kıymetli olduğunu ifade eden Köse, “Biz bu yıl çeyrek asırdaki festivalin içeriğini de yine belgesel film festivaline yakışır bir şekilde dolu dolu hazırladık. Dört farklı kategoride yapılacak olan belgesel yarışmasına 109 ülkeden bin 448 katılımcı yer aldı. 25 finalisti de değerli jüri üyelerimiz titizlikle seçtiler. Uluslararası Uzun Metrajlı Belgesel Film yarışmasında 7, Uluslararası Kısa Metraj Belgesel Film yarışmasında yine 7, Kültürel Miras ve Korumacılık temalı ulusal Belgesel Film Yarışmasında 7, Belgesel Film Yapım Destek yarışmasında 4 katılımcı yer alıyor” dedi.
Köse, “Festivalde önemli olarak gördüğüm, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Safranbolu’nun değerlerinden biri olan Türker İnanoğlu’nun anısına Türker İnanoğlu Onur Ödülünü çok kıymetli sinema yazarı ve eleştirmeni Atilla Dorsay’a takdim edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Safranbolu’nun kültür, sanata önem veren bir şehir olduğunu aktaran CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, “Bu manada da sinema emekçilerinin, sinemaseverlerin de önünün açılması ve onların daha rahat şartlarda çalışması bizim de en önemli görevlerimizden biri olmalı diye düşünüyorum” diye konuştu.

Çeyrek asırlık festival çerçevesinde düzenlenen Altın Safran Belgesel Film Yarışmasına 109 ülkeden bin 448 eser katıldı. Dereceye giren belgesel filmlere ödülleri festivalin son günü verilecek.

>>VİDEO1<<<

>>>VİDEO2<<< 

>>>VİDEO3<<<

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
300 yillik kullanima mudahale tepki cekti FFDpQrZW
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti

Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi.

Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun “kadim kullanım hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular.

Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların “mera alanı” olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar.

“Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı” iddiası

İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler.

Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının “kullanım dışı” anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, “Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir” ifadelerini kullandılar.

“Bu yaylalar bize dedelerimizden miras”

Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, “Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez” dedi.

“Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı”

Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek “Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır” diye konuştu.

Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin