Karabük’te 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Karabük Belediyesinin çocuk bandosu ilk programını icra etti.
Karabük Belediyesi tarafından mahallelere kurulan Sosyal Yaşam Merkezlerinde (SYM) 7’den 70’e her kesime düzenlenen farklı proje ve kurslar kapsamında bando eğitimi alan çocuklar ilk programlarına kendi bayramlarında çıktı.
Karabük Anıtı’nda düzenlenen törene, Karabük Valisi Fuat Gürel, Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Jnadarma Komutanı Albay Bahtiyar Yılmaz, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş ile daire müdürleri katıldı.
Pandemi tedbirlerine uygun olarak dar kapsamlı düzenlenen tören, İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk koyulmasıyla başladı.
Yarışmalarda derece alan öğrencilerin şiirlerini okuduğu programda en büyük ilgiyi ise belediyenin çocuk bandosu çekti.
Karabük Belediye Başkanının destekleri ile SYM’lerde çok değişik yönde çalışmalar yaptıklarını kaydeden Belediye başkan yardımcısı Seher Berker, “ Belediye Başkanımızın önerisi ile bando şefimiz çocukları çalıştırdı. Küçücük çocuklar büyüklerin çaldığı enstrümanları çalıyor. İlk defa programa bugün çıktılar” dedi.
Belediye Bando şefi Yusuf Nuri Gürbüz ise, ilk defa kızı ile birlikte programa çıktığını ifade ederek, Çocuklarımız epey bir aşama geldiğini ve bundan sonra yeni hedeflerinin 15 yeni çocukla daha farklı eksende büyüterek ülkeye taşımak istediklerini kaydetti.
Babası gibi bando şefi olmak ve bando yönetmek istediğini söyleyen 9 yaşındaki Akande Nisa Gürbüz ise, babası ile çıktığı ilk programda çok heyecanlandığını söyledi.
Tören kapsamında çeşitli yarışmalarda derece alan öğrencilere ödüllerini veren Karabük Valisi Fuat Gürel, daha sonra küçük bandocuları performanslarından dolayı tebrik ederek onlarla hatıra fotoğraf çektirdi.
Program araç konvoyu ile şehir turu yapıldıktan sonra sona erdi.


Belediyenin çocuk bandosu ilk programına 23 Nisan’da çıktı
Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir
Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.
“Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir”
Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, “Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır” dedi.
“Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir”
Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zekâ size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” diye konuştu.
“Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir”
Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:
“Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.”

