Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Haziran, 2018 13:40 tarihinde yayınlandı
0

Bel Kemiği kırılan Türker İnanoğlu, taburcu oldu

Safranbolulu ünlü yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu, yaz tatilini geçirmek için gittiği Bodrum’da geçirdiği talihsiz bir kaza sonrasında bel kemiğini kırdı.

Bodrum’da yapılan ilk tedavisinin ardından İstanbul’a getirilerek tedavi altına alınan İnanoğlu, taburcu edildi. Ünlü Yapımcı Türker İnanoğlu, geçtiğimiz aylarda doğduğu ve ilk ve orta okulu okuduğu Safranbolu’ya yapılacak olan ve kendi adının verileceği İletişim Fakültesi binasının yapım çalışmalarının başlanması için Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile bir araya gelmişti.

Bodrum’da yapılan ilk tedavisinin ardından İstanbul’da tedavi altına alınan İnanoğlu, taburcu edildi. Yeşilçam’ın efsanevi filmlerinde imzası olan Türker İnanoğlu, Bodrumda evinin merdivenlerinden inerken dengesini kaybederek düştü ve bel kemiğini kırdı.

TABURCU EDİLDİ

İstanbul’a getirilerek Florence Nightingale Hastanesi’nde tedavi gören Türker İnanoğlu, tedaviye olumlu yanıt verdi. Kısa bir süre içinde kendisini toparlayan İnanoğlu’nun tedavisinin bittiği ve taburcu olduğu öğrenildi.

TÜRKER İNANOĞLU KİMDİR?

1936 yılında Safranbolu’da doğan İnanoğlu, ilkokul eğitimini Safranbolu’da, orta ve lise eğitimini İstanbul’da yaptı. Yüksek öğrenimini Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda yaparken, 1957 yılında yönetmen yardımcısı olarak sinema ile tanıştı. Ö.Lütfi Akat ve Nişan Hançer’e on bir filmde asistanlık yaptı. 1958 yılında “Senden Ayrı Yaşayamam” adlı filmle yönetmenliğe başladı. Yeşilçam’da çeşitli yapımcılara dokuz adet film çektikten sonra 1959’da kendi şirketi Erler Film’i kurdu. Erler Film bünyesi içinde bugüne dek 40 yıldır 167 adet siyah-beyaz ve renkli sinema filmi çekti. Bunlardan 21 adedi Yunanistan, İtalya ve İran’la yapılan koprodüksiyon yapımlardır. Ayrıca ülkemizde uzun metraj ve belgesel çekimleri yapan Amerikan-Japon-Fransız-Alman yapımcıların yürütücü prodüktörlüğünü de yapmıştır. Erler Film ülkemizde şu anda halen faaliyet gösteren en eski film şirketidir. Türker İnanoğlu bugüne dek 66 adet uzun metraj sinema filmine yönetmen olarak imza atmıştır.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin