Bayraktar KIZILELMA havacılık tarihinde ilkleri başardı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Haziran, 2023 11:52 tarihinde yayınlandı
0
1

Bayraktar KIZILELMA havacılık tarihinde ilkleri başardı

Baykar’ın öz kaynaklarla milli ve özgün olarak geliştirdiği insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, insanlı savaş uçakları ile kol uçuşları gerçekleştirerek havacılık tarihinde birçok ilke imza attı.

Bayraktar KIZILELMA ve Bayraktar AKINCI’nın ilk kez 24 Nisan 2023’te Çorlu’da yapılan testte gerçekleştirdiği ve dünya havacılık tarihinde bir ilk olan yakın kol uçuşunun ardından TEKNOFEST 2023’te ise yeni bir ilke imza attı. İstanbul semalarında nefes kesen insansız savaş uçağı KIZILELMA ile taarruzi insansız hava aracı AKINCI aynı uçuşu birçok kez halka açık olarak icra etti.

1671 aw907291 01

Halka açık ilk uçuş

Atatürk Havalimanı’nda 27 Nisan – 1 Mayıs 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te bu önemli uçuşun yanı sıra başka ilkler de yaşandı. Bayraktar KIZILELMA yine bir ilki gerçekleştirerek halka açık bir hava gösterisinde, insanlı jet uçağı SOLOTÜRK ile defalarca yakın kol uçuşu gerçekleştirdi. TEKNOFEST 2023 boyunca her gün Bayraktar AKINCI ve SOLOTÜRK ile yakın kol uçuşları icra eden Bayraktar KIZILELMA’nın bu uçuşları büyük beğeni topladı.

Filo konseptiyle uçtular

TEKNOFEST 2023’ün son günü olan 1 Mayıs’ta ise insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, F-16 savaş jeti SOLOTÜRK ve F-5 jet uçaklarından oluşan Türk Yıldızları, bu kez de daha önce benzeri denenmemiş bir gösteri gerçekleştirerek ilk defa filo konseptiyle formasyon uçuşu icra etti. Dünya havacılık tarihinde yeni bir çağın şafağı olarak nitelenebilecek bu uçuş konseptleri, geleceğin hava muharebesine de yön verecek.

69282 aw907291 02

Geleceğin hava muharebesi

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları ile kol uçuşu icra ederek dünyada bir ilki gerçekleştirerek geleceğin hava muharebesinden bir kesit ortaya kondu.

Seri üretim 2024’te başlıyor

Şimdiye kadar iki prototipi başarıyla üretilen Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme ve üretim faaliyetleri devam ediyor. Milli insansız savaş uçağının 2024 yılında seri üretimine geçilmesi planlanıyor.

TCG Anadolu’dan ilk uçuş 2025’te

Bayraktar KIZILELMA ve Bayraktar TB3 SİHA, dünyanın ilk SİHA gemisi olacak TCG Anadolu’nun 10 Nisan’da gerçekleştirilen envantere kabul töreninde uçuş güvertesinde yerini aldı. Törende üretilen ikinci prototipi sergilenen Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı’nın 2025 yılında TCG Anadolu gemisinden uçuş testlerine başlaması hedefleniyor. TCG Anadolu Gemisi, Bayraktar KIZILELMA ve Bayraktar TB3 SİHA, İstanbul Sarayburnu Limanı ve İzmir Alsancak Limanı’nda vatandaşların ziyaretine açıldı. Bu çerçevede yüz binden fazla vatandaşımız Bayraktar KIZILELMA ve Bayraktar TB3 SİHA’nın uçuş güvertesinde yer aldığı TCG Anadolu gemisini ziyaret etti.

37408 aw907291 07

Baykar’ın yüzde 100 öz sermayesi ile yola çıktığı Bayraktar KIZILELMA projesi 2021’de başladı. 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıkan TC-ÖZB kuyruk numaralı Bayraktar KIZILELMA, Çorlu’da bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne intikal etti. Burada yer testlerini süratli bir şekilde başarıyla tamamladıktan sonra 14 Aralık 2022 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Bayraktar KIZILELMA bir yıl gibi rekor bir sürede gökyüzü ile buluştu. Nisan ayı boyunca Uçuş Test Kampanyası çerçevesinde planlanan uçuş ve sistem tanımlama testlerini başarıyla tamamladı.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, hava-yer görevleriyle beraber yapay zeka kabiliyetiyle hava-hava muharebesi icra edecek. Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağı düşük radar kesiti sayesinde sahip olacağı düşük görünürlük ile Türkiye için güç çarpanı olacak. Kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş kabiliyetine ile muharebe sahasında devrim gerçekleştirecek bir platform olacak Bayraktar KIZILELMA, bu yeteneği sayesinde denizaşırı görevlerde önemli rol üstlenerek Mavi Vatan’ın korunmasında stratejik görevler yapacak. 8.5 ton kalkış ağırlığı, 1500 kg faydalı yük taşıma kapasitesine sahip olan Bayraktar KIZILELMA, milli AESA radar ile yüksek durumsal farkındalığa da sahip olacak. Milli olarak geliştirilen tüm mühimmatları kullanacak olan Bayraktar KIZILELMA, akıllı filo otonomisi ile görev yapabilecek.

84206 aw907291 08

NATO ve AB ülkelerinin semalarında

Baykar, rekabete dayalı bir süreç sonucunda Amerika, Avrupa ve Çinli rakiplerini geride bırakarak Kuveyt Savunma Bakanlığı ile imzaladığı anlaşmayla birlikte 2023 yılına 370 milyon dolarlık Bayraktar TB2 için yapılan ihracat sözleşmesiyle başladı. Son olarak Romanya’ya gerçekleştirilen ihracatla birlikte Bayraktar TB2 SİHA’lar, NATO üyesi 4 ülke, AB üyesi 2 ülkenin envanterine girdi.

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılında İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin \%75’ini ihracattan elde etti. 2021’de Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2022’de imzalanan sözleşmelerde ihracat oranı \%99.3 olan Baykar, 1.18 milyar dolarlık ihracat yaptı. Savunma ve havacılık sektörünün en çok ihracat gerçekleştiren firması olan Baykar’ın 2022 cirosu 1.4 milyar dolara ulaştı. Bayraktar TB2 SİHA için şu ana kadar 30 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise 6 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…