Başkent EDAŞ Karabük’ü Bakım ve Yatırımlarıyla Aydınlattı - Karabük Haber Postası
ba jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
15 Mayıs, 2024 12:34 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkent EDAŞ Karabük’ü Bakım ve Yatırımlarıyla Aydınlattı

Başkent EDAŞ, Karabük’te kesintisiz elektrik dağıtımı kapsamında 2024 yılının ilk 3 ayında bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.

Elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştiren Başkent EDAŞ, Karabük’te yılın ilk 3 ayında müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde önemli çalışmalara imza attı. Şirket, Karabük’te hizmet verdiği 1772 trafo ve 7 bin 886 kilometre hat uzunluğunda sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.
Yapılan açıklamaya göre, daha aydınlık bir Karabük için Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 788 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren şirket ekipleri bölgede 6 trafo ve 18 dağıtım merkezini de elden geçirdi. Ayrıca kentte 277 kilometrelik hattın bakımı tamamlandı.
Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Karabük’te hizmet verdiği 178 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 8 kilometrelik yeni kablo döşeyen şirket ekipleri, kentte 89 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 2 elektrik panosu ile 5 trafo merkezi montajı da tamamlandı.
Söz konusu bakım, onarım ve yatırım rakamları ile şirket 2024 yılının ilk 3 ayında koymuş olduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdi.
Müşteri odaklı yaklaşımla 7/24 hizmet sunan şirket, baskentedas.com.tr, Başkent 186 Mobil Uygulaması, 0(312) 186 00 00 numaralı WhatsApp İhbar Hattı ve 186 numaralı Müşteri Hattı’ndan tüm müşterilerinin soru ve sorunlarını dinleyerek çözüm bulmaya devam ediyor.
Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Toroslar EDAŞ ve Ayedaş ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Bartın, Kastamonu, Zonguldak ve Karabük illerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Şirketin, Karabük’te bakım ve yatırım çalışmalarına devam edeceği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…