Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Nisan, 2019 14:21 tarihinde yayınlandı
0

Başkanlık Makamına Berna Ece Çalova oturdu

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısı ile koltuğunu temsili olarak Gazi Mustafa Kemal İlkokulu 3. Sınıf öğrencisi Berna Ece Çalova’ya devretti.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Gazi Mustafa Kemal İlkokulu Müdürü İbrahim İpek, Öğretmen Dilek Kaymaz, Öğrenciler Berna Ece Çalova, Muharrem Efe Ünal ve Meva Ebrar Bulut, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’yi makamında ziyaret ettiler.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, makamını okul öğrencilerinden Berna Ece Çalova’ya teslim etti. Temsili Belediye Başkanlığı için makam koltuğunu devralan Berna Ece Çalova, daha çok park yapılmasını, daha yeşil bir Karabük oluşturulmasını ve Karabük’ün çiçeklerle süslenmesini, çocuk meclisinin oluşturulmasını istedi. Küçük Belediye Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kendilerine armağan ettiği için teşekkür ederek, böylesine önemli bir günde, Belediye Başkanlığı Makamına oturmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti.

Mustafa Kemal Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayan Başkan Vergili; “Karabük Belediyesi olarak yaptığımız tüm çalışmalarımızın temelinde çocuklarımız var. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın daha yaşanılır bir Karabük’te hayatlarını sürdürebilmeleri adına var gücümüzle çalışacağız” dedi. 

Ziyaret sonrasında, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ziyarette bulunan öğrencilere günün anısına kitap hediye etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin