Başkanlık Makamı Üniversite mahallesine Kuruldu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Mayıs, 2015 14:32 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkanlık Makamı Üniversite mahallesine Kuruldu

Gezici Başkanlık Ofisi uygulaması kapsamında Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili Makamını Üniversite Mahallesine taşıdı.
Üniversite Mahallesi Ela Restaurant’da kurulan makamda Başkan Vergili vatandaşların istek ve şikayetlerini dinledi. Üniversite Mahallesi vatandaşları, mahallelerinde yapımı devam eden Sosyal Yaşam Merkezi için Başkan Vergili’ye teşekkür etti. Mahalle sakinleri bazı yolların asfaltının olmadığını dile getirdi. Ayrıca mahallelerine yeni yol açmaları konusunda ve Balıklar Kayasına yapılan yaya köprüsüne inip çıkma konusunda sorun yaşadıklarını, buraya asansör yapılmasını istediler.
Başkan Rafet Vergili; “Karabük’te tüm mahalleler de 2 ay içerisinde asfalt sorunu kalmayacak. İstediğiniz yeni yollar konusunda bu olayı Fen İşleri Müdürüyle konuşurum. Açılacak yol yeri varsa açarız. Balık pazarında bulunan yaya köprüsü karayolların yaptığı üst geçit. Yapıldığı tarihte ben bir anlaşma yaptım, sonra iptal ettim. Biz ana yollarının orta refüjlere parke döşeyecektik. Çünkü karayolları çim istenmiyor. Çimleri sularken yollar kayganlaşıyor. Karayolları bize 100. Yıl – 5000 Evler arasındaki alt geçidi açacaktı, bende iki tane üst geçit yapacaktım. Bir tanesini terminalin oraya yaptım. Normalde Karayollarının işi. 100. Yıl – 5000 Evler arasındaki altgeçidi yolun ortasındaki refüjlere parkeleri döşedim halde baktım yapmıyorlar bende ikinci köprüyü yapmadım. Gördüğünüz gibi bu köprüyü yaptılar, bu köprünün asansörü neden yok diye sorduğumuz zaman biz asansör koymuyoruz diyorlar. Asansör koymuyorsunuz da neden yerlerini yaptınız. Biz yapalım dedik bu seferde Bölge Müdürü bizden taahhütname istiyor. Her türlü sorumluluğu, herhangi bir bir kaza olsa tüm sorumluluk sana ait diye taahhütname istiyor. 5 yıldır Karayolları Bölge Müdürlüğü yapıyor ve bu kişiye Karabük Milletvekilleri de dahil bir tek kişi bir kelime anlatamadı bu kişiye bu güne kadar. Bundan 4 sene önceki seçimlerde bir olay oldu. Yenice yolu kaydı. Karayolları Bölge Müdürünü, Vali ve Mehmet Ali Şahin bey çağırdı. Valilikte konuşuyoruz, dediler ki Müdüre, bu yol kaç günde biter. 15 gün sonrada vatandaş oy kullanacak. Bölge Müdürü dedi ki 45 gün sürer dedi. Karayolları Bölge Müdürü gittikten sonra Vali etraftaki müteahhitleri topladı. Bu yolu 10 günde açtırdı. Bir tane milletvekili de demedi sen ne iş yaparsın diye sormadı. Bu vatandaş her şeye bir engel koyuyor. Yarın yapalım diyeyim bu işi engel koyar. 100. Yıl Mahallesi Karayollarına ait yolların ortasındaki refüjleri görüyorsunuz rezalet içerisinde. Park Bahçeler Müdürlüğü’ne ben talimat verdim. Balıklar Kayasından Bostanbükü’ne kadar her tarafı çimlendirin dedim. Tam işe başladık Karayollarından elemanlar geldi burayı yeşillendiremezsiniz. Çünkü bize ait dediler. Biz Karabük için çalışıyoruz senin benim diye bir şey mi olur. Yağmur yağdığında yollar çamur oluyor. Bize ait olmadığı halde yapıyoruz. Bunlara ne oluyor anlamadım. Bir çalışma yapsak bunun sonu gelmiyor” dedi.
Başkan Vergili mahalle sakinleri ile bir süre yaptığı sohbetin ardından Üniversite Mahallesinde oluşturulan Başkanlık Makamından ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin