Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Nisan, 2019 14:01 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Vergili’den 1 Mayıs İşçi Bayramı Kutlama Mesajı

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısı ile bir mesaj yayınladı.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nın barış, huzur ve bayram havasında geçmesi temennisinde bulunan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, tüm dünyada birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak kutlanan, işçi ve emekçi kardeşlerimizin demokratik ve barışçı yollarla hak arayışlarının simgesi olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün, çalışanların sorunlarının dile getirilmesine ve çözüm yollarına ışık tutulmasına vesile olmasını temenni ettiğini ifade etti.

Başkan Vergili; “Türkiye’nin her geçen gün büyüyen ekonomisinin ardında işçilerin yer aldığını belirterek, “Türkiye’nin daha kalkınmış, daha üretken hale gelmesinde emekçilerin alın teri ve emeği bulunmaktadır. Ülkemizin en değerli sermayesi emektir. Her zaman söylediğimiz gibi bizler için alın teri ve emek en yüce değerdir. Çünkü bizler insana değer veren, emeğe saygı duyan ve alın terini kutsal gören bir anlayışa sahibiz. Sevgi, saygı ve bir olmaya daha çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, 1 Mayıs’ın anlamına yakışır bir şekilde dostluk ve dayanışma havasında, huzur içerisinde geçeceğine olan inancımızla, başta işçi, memur ve emekçiler olmak üzere tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutluyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin