Karabük Postası tarafından
29 Nisan, 2016 14:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Başkan Vergili Çocukları ve Aileleri Sevindirmeye Devam Ediyor

Her mahalleye bir park projesi çerçevesinde 5000 Evler Mahallesinde Karabük Belediyesi tarafından yapılan çocuk parkı düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılış törenine; Belediye Başkanı Rafet Vergili, Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan, meclis üyeleri, daire müdürleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldılar. 5000 Evler Bahçeli Evler Mahalle Muhtarı Cihan Güçlü açılış konuşmasında; “Bugün açılışını yapacağımız parkımız bizim 3. Parkımız. Mahallemize hayırlı olsun. Bu parkları yapmak kadar korumakta çok önemlidir. Buraların eski halini hepimiz çok iyi biliyoruz. Siz değerli mahalle sakinleri lütfen parkımızı kendi malınız gibi koruyalım ve kollayalım. Mahallemize bu parkın yapımında emeği geçenlere başta Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, daire müdürlerine ve personeline ekibim ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum” dedi. Güçlü’nün açılış konuşmasının ardında söz alan Belediye Başkanı Rafet Vergili; “Görevimin 7. senesi içerisindeyim. Hayırlısıyla yıl sonuna kadar 8. seneyi tamamlayıp 2 sene daha size en fazla nasıl yararlı olabileceğiz, hangi projeler kapsamında Karabük’ün şeklini, şemalini değiştireceğiz, bu projeleri de hayata geçirip inşallah 10. Senemizi de tamamlamış olacağız. Benim göreve başladığımız zaman bir tane üniversite binası mevcuttu. Buradan baktığınızda görebiliyorsunuz. İlk yapmış olduğumuz üniversite ile ilgili kararlardan bir tanesi şuydu Üniversite Mahallesini Öğlebeli alanına kadar genişletmek. Bu yeşil alanın tamamı inşallah ileride üniversite binası olarak dolmuş olacak. 100. Yıl Mahallesi 200 Evlerden daha kötü çarpık bir kentleşme ortaya çıkarıyordu. Türkiye’de ilk defa örnek olarak tek Karabük Belediyesinde vardır. İnşaatların katsayısını düşürdüm. Belki o zaman herkes biraz tepkiliydi ama şu anda Karabük’te en değerli mahallelerden birisi oldu. Yapmış olduğumuz işlerin tamamını saymama imkan yok. Mutlak suretle 20 tanesini sayarsam içerisinden 10 tanesini atlamamak mümkün değil. Kütüphanesinden mezbahasına, sebze halinden hurdacılar sitesine kadar. Buradaki hiçbir arkadaşımız hurdacılar sitesini görmemiştir. Orası başlı başına bir şehir oldu. Şehir merkezindeki hurdacıları çıkartmamızla orada başlı başına bir şehir kuruldu. Bu hizmetleri yaparken belediye işçimizi, belediye memurlarımızı, müdürlerimizi, Karabüklüler ileride Belediye Başkanıyla beraber arayacak. Öncelikle Karabük Belediyesinin önünden rüşvet girmedi. Sen o partilisin, sen bu partilisin gibi hiçbir ayrıcalık yapılmadı. Yalnız Allah için ne yapılması gerekiyorsa bunları yapmaya gayret ettik. 100 bin nüfuslu olupta eksik olmaz diye bir kural yok ama eksiklerimiz bu senenin sonunda minimum seviyeye düşecek. Karabük’le ilgili en önemli iki üç tane önemli unsuru da bu üç yıllık döneme sığdırmaya çalışacağım. Birincisi Devlet Demir Yolları Arazisi. İnşallah çok yakında elimizdeki protokollerle hızlandırılacak. Mehmet Ali Şahin beyinde destekleriyle Karabük’ün yeni bir caddesi ortaya çıkacak. Diğer bir olay sanayileşmenin olduğu Bayır Mahalledeki fabrikaların tamamı bu dönemde inşallah kaldırılmış olacak. Orası da yeni yerleşim olarak tekrardan Karabüklülere sunulacak. Karabük’le Safranbolu yaptığımız köprü ile birleştirmiş olacağız. Buradaki en şanslı mahallemizde 5000 Evler Mahallesi olacak. Araç çayımızdaki çalışmamız devam ediyor. Yalnız suyu toplamımıza izin vermiyorlar ama etrafının güzelleştirmesini tamamlayacağız. Size seçim vaatlerimizin sözü yerine gelmiş olacak. En az 6-7 tane yaya köprüleri, asansörler, yürüyen merdivenler neyse vatandaşlarımızın kolay yaşamı ile ilgili bütün unsurlar yerine getirilecek. İnşallah sizin dualarınızla beraber bu üç yıllık dönemde hiçbir sıkıntıya yine düşmeden bu görev ve işlerimizi tamamlar, bambaşka bir Karabük’ü bu üç yılda çıkarmış oluruz hep beraber. Ben bu parka emeği geçen belediye personeline, işçilerimize hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah bu yeşil kuşak zincirine bu sene içerisinde 5000 Evlerde tamamlayacağız. Çok yakında bundan yedi sene evvel yapmış olduğumuz parkların yenilenmesine başlanacak. Baktığımızda bu kadar çocuk varken mahallelerde park yapmama gibi birşey söz konusu olamaz. Diğer yer bulma alanı zor olan mahallelerimizde de yeni yerler üretip onlara da hizmet etmeye devam ederiz” dedi. Parkın yapımında emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Vergili okunan duanın arkasından parkın kurdelesini kesti.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.