Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans salonunda gerçekleştirilen, 3. Uluslararası Ticaret Kongresine katılarak, kongreye katılan öğrencilere bilgi, birikim ve tecrübelerini aktardı.
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili kongrede yaptığı konuşmada; “Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ticaret hayatıma kendi fabrikalarımızda çalışarak başladım. Belirli bir süre ustabaşılık yaptım. Daha sonra ticarete başladım. 1990 yılından sonra da uluslararası ticarette iyi bir yeri olan birisiyim. Güney Afrika, Kuzey Afrika, Uzakdoğu, Rusya, Romanya ve Bulgaristan pazarlarında çok etkindim. Böylece dış ticarette bir hayli tecrübe kazanmış oldum. Bizim gibi ülkelerin, bizim gibi ticaret adamlarının durumunu değerlendirdiğimiz zaman, biz ülke ticaretinde hiçbir zaman organize olmuş bir şekilde dış ticaret pazarlarına yönelemedik ve dış ticaret pazarlarında da etkin olamadık. Bunun sebebi de hep ferdi olarak çalışmamızdır. Tabi burada devletin gücü ve itibarı çok önemlidir. Eğer arkanızda bir devlet desteği, bir devlet gücü var ise sizin ticaret yapmış olduğunuz ülkelerin hepsi de size karşı çok daha fazla temkinli yaklaşır. Biz bu güçleri zaman zaman arkamızda gördük, zaman zaman ise göremedik. Ticaret yaparken seçicilik, ticaret yapmış olduğunuz ülkenin hukuk, adalet ve güvenlik sistemi çok önemlidir” dedi.
“DÜNYADAKİ EN BÜYÜK İHRACATÇI ÜLKE AMERİKA VE ALMANYA’ DIR”
Türkiye’nin şu andaki ihracatının 157 Milyar Dolar, İthalatın ise 234 Milyar Dolar civarında olduğunu belirterek , 77 Milyar Dolar cari açık veren bir ülke durumunda olduğunu ifade eden Vergili,
“Biz kendi dünya markalarımızı yaratamamışız. Biz şu anda ucuz iş gücümüzü ihraç ediyoruz. Hiçbir teknolojik ürünümüz yok. Şuan biz bir taraftan tarım ülkesi, bir taraftan sanayi ülkesi olmaya çalışıyoruz. Fakat tarım ürünlerinin tohumlarını yurt dışından ithal ediyoruz. Şu anda Türkiye’nin demir çelik üretimi 65 bin ton olarak konuşuluyor ama neredeyse 65.000 tonun yaklaşık 45 bin tonu ithal ediliyor. Çeliği, gerçekleştireceğimiz asıl maddelerin tamamını ithal ediliyoruz. Tank yapıyoruz, çeliği dışarıdan alıyoruz. Dünya ülkeleri buna bir ambargo koysa, size vermiyoruz deseler Türkiye 1 gram çelik üretemez. Devleti idare edenler hedefleri gösterecek, biz de bu hedefler üzerine çalışıp ülkemizi ileri taşımaya gayret edeceğiz. Dünyadaki en büyük ihracatçı ülke Amerika ve Almanya’ dır. Bunların dünyada ki en büyük ihracatçı ülke olmalarının ana sebebi bu ülkelerin kimya sektörlerinde lider olmalarıdır. Bizim ise Türkiye’de kimya sektörüyle ilgili hiçbir yatırımımız yoktur. Bir gram kimya üretimi olmayan bir ülkeyiz. Bugüne kadar Türkiye’de büyük bir kimya havzası gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Diyoruz ki biz ihracatta her sene 10 Milyon Dolar artıracağız. Sen 10 Milyon Dolar ihracatını artırırken, 12 Milyon Dolarlık ham madde alıyorsun, ihracatını artırmış oluyorsun. 65 Milyon ton demir çelik üretiyoruz, şu kadar da İhracat yapıyoruz diyoruz. Size şöyle söyleyeyim sene 1917’de Almanya’nın demir çelik üretimi 65 milyon tondu. Uluslararası ticarette bankacılık ve sigortacılık işinde çok iyi bilmedikten sonra etkin olmanız mümkün değildir. Enflasyon tek haneli rakamlara düşmedikçe dış ticarette etkinliğiniz, kazancınız fazla olmaz. Türkiye’de bankacılık pozisyonumuz fena değil. Fakat sigortacılık pozisyonumuz da sürekli olarak bir zafiyet var. Faktorinkler ise Türkiye’de tefeci gibi çalışıyorlar.Biz ihracat hedeflerimizi yükselttiğimiz zaman ithalatımızı da düşünürsek biz de yavaş yavaş gelişmiş bir ülkeler arasında yerimizi alırız” diyerek sözlerini noktaladı.
Konuşma sonunda Başkan Vergili’ye hediye ve plaket takdim edildi.


Başkan Vergili 3. Uluslararası Ticaret Kongresi’ne katıldı
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


