Reklam
Reklam
SALT 1
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
04 Nisan, 2025 11:20 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Salt’tan Boykot Çağrılarına Sert Tepki

AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, son günlerde ana muhalefet ve bazı çevreler tarafından milli ve yerli sermayeye yönelik başlatılan boykot çağrılarına sert tepki gösterdi.

Başkan Salt, bu tür kampanyaların Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına ve üretim gücüne zarar vermeyi amaçladığını belirterek, “Ne gariptir ki bugün muhalefet, eleştirilerini demokratik zeminde yürütmek yerine, doğrudan Türk markalarını, yerli sermayeyi ve Türk esnafını hedef tahtasına koyuyor.” dedi.

“Türkiye’nin Üretim Gücüne ve Bağımsızlığına Saldırıdır”

Başkan Ferhat Salt, sözde boykot girişimlerinin sadece belirli markaları hedef almadığını, asıl amacın Türkiye’nin yerli ve milli kalkınma iradesini sekteye uğratmak olduğunu söyledi.

“Hedef alınan sadece yerli ürünler, markalar veya esnaflarımız değildir. Esas olarak hedeflenen, Türkiye’nin yerli ve milli üretim vizyonudur. Bir ürünü üretmek, bir markayı dünya pazarına taşımak, bir esnafın dükkânını ayakta tutması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli bir duruştur. Bu duruşu baltalamaya çalışmak, aslında topyekûn Türkiye’yi hedef almaktır.”

Salt, Türkiye’nin özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayiinden teknolojiye, tarımdan ulaşıma kadar birçok alanda milli üretim hamlelerini sürdürdüğünü hatırlatarak, “Yıllarca dışa bağımlılıkla yol alamayacağımızı gören bu vizyoner bakış açısı sayesinde bugün İHA’larımız, SİHA’larımız, TOGG’umuz, milli yazılımlarımız, özel sektörümüz ve ticaret hacmimizle güçlü bir üretim altyapımız var. Anadolu’nun bereketli elleri yeniden üretmeye başlıyor. Ancak bu başarı hikâyeleri birilerini rahatsız ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Muhalefet Türkiye’ye Muhalefet Ediyor”

AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, Türkiye’nin üretim hamlelerinden rahatsız olan çevrelerin olduğunu vurgulayarak, bu rahatsızlığın dışarıdan değil içeriden geldiğine dikkat çekti.

“Ne hazindir ki, bu rahatsızlık dışarıdan değil, içeriden geliyor. ‘İktidara muhalifiz’ diyerek Türk markalarını boykot edenler, aslında Türkiye’ye muhalefet etmektedir. Siyasi rekabet ilke ve vizyonla yapılır; tehditle, sindirmeyle değil. Fikriyle değil, tehditle; projeyle değil, provokasyonla siyaset yapıyorlar.”

Salt, muhalefetin ekonomik linç kampanyalarına yönelmesini eleştirerek, bu tür girişimlerin millete ve ekonomiye zarar verdiğini ifade etti. “Demokrasi, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesidir; baskı, linç ve ekonomik şiddet aracı değildir. Bir markayı hedef göstermek, bir esnafı susturmak, yalnızca o kişi ya da kurumu değil; aynı zamanda milletin alın terini ve emeğini de yok saymaktır.”

“Bu Ülke Hepimizin, Milli Değerlere Sahip Çıkmalıyız”

Başkan Ferhat Salt, Türkiye’nin her zorluğu aşacak güce ve iradeye sahip olduğunu belirterek, “Yeter ki, birbirimizin emeğine saygı duyalım, farklılıklarımızı zenginlik bilelim ve siyasetimizi tehdit diliyle değil, milletin çıkarı doğrultusunda yapalım. Çünkü bu ülke hepimizin. Ve bu topraklarda yükselen her yerli marka, her milli değer, sadece bir ekonomik başarı değil; aynı zamanda bağımsızlığımızın nişanesidir.” dedi.

Türkiye’nin güçlü yarınlara yürüyüşünün engellenemeyeceğini vurgulayan Salt, “Biz, Türkiye Yüzyılı vizyonu ile yolumuza devam edeceğiz. Ekonomimize, üretimimize ve bağımsızlığımıza zarar vermek isteyen her girişime karşı milletimizle birlikte durmaya devam edeceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin