blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2025 16:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Başkan Doğan: “2025 hedefimizin yüzde 92’sini tamamladık, 2026 planlamamız hazır”

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, 2025 yılı yol ve altyapı maksatlarının yüzde 92’sinin tamamlandığını belirterek, "2026 planlamamız hazır. ’Daha süratli Samsun’ gayesi ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi.
Samsun Büyükşehir Belediyesi, eşit hizmet unsuru doğrultusunda 17 ilçede yol ağlarını güçlendirirken, mevcut güzergâhlarda bakım ve tamir çalışmalarını sürdürüyor. Yeni yol ağlarının kente kazandırılmasıyla ulaşım altyapısının daha süratli ve inançlı hâle getirilmesi hedefleniyor. Lider Halit Doğan, devam eden projeleri kıymetlendirmek ve yeni devir maksatlarını netleştirmek maksadıyla Yol Üretim Bakım ve Tamir Dairesi Başkanlığı takımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi.

"Bu muvaffakiyet gruplarımızın özverisinin bir sonucudur"
Toplantının akabinde geniş kapsamlı bir kıymetlendirme yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Göreve geldiğimiz günden bu yana kentimizin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve hayat kalitesini artırmak için kapsamlı bir yatırım atağı başlattık. Bir taraftan mevcut meseleleri çözerken bir taraftan da geleceğe dönük bir ulaşım ağı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2025 yılında 17 ilçemizde sathi, beton ve sıcak asfalt olmak üzere 667 bin 430 kilometre yol çalışması gerçekleştirdik. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı, Terme Yeni Bulvar Yolu ve Kenan Şara Köprülü Kavşağı üzere dev yol projelerinin startını verdik. 2025 yılı için belirlediğimiz yol ve altyapı çalışmaları planımızın yüzde 92’sini muvaffakiyetle tamamladık. Bu muvaffakiyet, takımlarımızın özverili çalışmasının bir sonucudur. Hepsine tüm Samsun ismine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

2026 yol haritamız hazır
2026 için daha fazla yatırım ve hizmet vurgusu yapan Lider Doğan, "Ekibimizle 2026 yılı programını kapsamlı bir formda ele aldık. 2026 planlamamız, yol haritamız hazır. Çok daha kapsamlı, kentimizin ulaşım kalitesini ileri düzeye taşıyacak bir periyoda gireceğiz. Daha süratli Samsun maksadı ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" formunda konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.