Karabük Yeniceliler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin gerçekleştirdiği 2. Olağan Genel Kurulunda mevcut başkan Murat Çorbacı güven tazeledi.
Karabük’te üç yıl önce açılışı yapılan Yeniceliler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Olağan Kongresi Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan mevcut başkan Murat Çorbacı, üyelerin hayatını kolaylaştırmak, birlik ve beraberliği pekiştirmek amacıyla kurulan derneğin iyi bir yol aldığını belirtti.
“Derneğimizi kurulduğunda yönetim kurulu arkadaşlarımızla önce hemşerilerimizi ziyaret ederek onları, derneğimizden haberdar ettik” diyen Çorbacı, “İş yerlerinde, evlerinde ziyaret gerçekleştirdik. Böyle bir dernek var bizimle olun dedik. Sağ olsunlar bizi dinleyip aramıza katıldılar üye oldular. Bu süreçte bizlere destek oldular. Kısa sürede hatırı sayılır bir üye sayısına ulaştık. Dernek büro açılışımızı yaptıktan sonraki süreçte, bizlere ulaşan derdim var diyen bütün hemşerilerimizi dinledik. Yapabileceklerimizi yapmaya çalıştık yapamadıysak da onlara yol gösterdik” ifadelerini kullandı.
Yeni dönemde, üyeleriyle birlikte derneği daha güçlü ve söz sahibi yapmak tek hedefleri olduğunu belirten Çorbacı, “Karabük’te 25 bin Yeniceli olduğu düşünüldüğünde bu yapabilmemiz mümkün. Gücümüzün farkına varmalı ve bunun için hep birlikte çalışmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken bizlere bu güne kadar destek olan başta üyelerimize, hayırseverlerimize, siyasi parti temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, iş insanlarımıza ve yönetim kurulumuza teşekkür eder, ikinci genel kurulumuzun hayırlı olmasını dilerim” diye konuştu.
Konuşmanın ardından tek liste ile gidilen seçimde Murat Çorbacı yeniden başkan seçildi. Yeniceliler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin Yönetim Kurulu üyeleri şu isimlerden oluştu:
Ercan Cebecik, Tevfik Karaman, Mevlüt Çalış, İbrahim Demirci, Refik Köroğlu, Cevdet Demir, Birol Sarıvaz, Hüseyin İncebacak, Mustafa Çorbacı, Hüdaverdi Zıvgaoğlu, Sefa Odabaş, İlyas Ekmekçi, Sedat Ekmekçi, Fatih Arslan, Ferdi Kökçü ve Ramazan Tefenli”
Denetim kurulunda ise Necati Ton, Kerem Demir ve Türkcan Cantürk yer aldı.


Başkan Çorbacı güven tazeledi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


