Reklam
Reklam
baskan cetinkayadan kirecli su aciklamasi OI5QHyQi jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Eylül, 2024 08:45 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Çetinkaya’dan “kireçli su” açıklaması

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, il merkezinde şebekelerden akan içme sularının kireçli olmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Son dönemde hem ülkenin hem de Karabük’ün karşı karşıya kaldığı ciddi kuraklık olduğunu, dünya genelinde olduğu gibi, Karabük’te de mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve yağış yetersizliğinin, su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu ifade eden Çetinkaya, “Karasu Kaynağı, şehrimizin içme suyu ihtiyacını karşılamakta zorlanmaktadır. Bu nedenle hep birlikte bir takım önlemler almak ve durumu en iyi şekilde yönetmek zorundayız. Bizler su kaynaklarımızın güçlendirilmesi için acil eylem planları hazırladık ve kısa sürede uygulamaya geçireceğiz. Sizlerde bu sürece suyumuzu tasarruflu kullanarak katkı sağlayabilirsiniz. İçme suyu arıtma tesisimiz, teknolojik yapısı gereği saatte yaklaşık 700 metreküp su kaybına neden olmaktadır. Kuraklık sonucu su kaynaklarımızın azalması ve artan su tüketimi, tesisimizin yetersiz kalmasına yol açmıştır. Bu şartları dikkate alarak, su arzını kesintisiz sağlamak amacıyla İçme Suyu Arıtma Tesisimizi geçici olarak devre dışı bırakma kararı aldık. Şu an şebekemiz, doğrudan Karasu Kaynağından beslenmektedir. Bu, kısa vadede en etkili çözüm olarak karşımıza çıkmıştır” dedi.

“Geçmişte de benzer durumlar yaşandı”

“Bu durum birkaç yıl önce yine aynı şekilde yaşanmıştı” diyen Çetinkaya, şunları kaydetti:

“2019 ve 2020 yıllarında da, yine kuraklık nedeniyle toplamda 169 gün boyunca İçme Suyu Arıtma Tesisi çalıştırılamadı. O dönem de de şebekemiz doğrudan Karasu Kaynağından beslendi ve halkımız bir süre kireçli su kullanmak zorunda kaldı. Şu an şebekemize doğrudan verilen su, halk arasında ’kireçli su’ olarak bilinen, yüksek mineral değerine sahip sert su kategorisindedir. Ancak vatandaşlarımızın endişe etmesini gerektirecek bir durum yoktur. Sert suyun insan sağlığı üzerinde bilinen bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Konu ile alakalı bazı sosyal medya hesaplarından ve haber sitelerinden asılsız iddialarla halkı tedirgin etmeye ve belediyemize karşı düşmanlık oluşturmaya yönelik beyanlarda bulunulmaktadır. Bu iddialarda şebekemize verilen suyun kurşun ve diğer ağır metaller içerdiği öne sürülmüş, bu durum halkı belediyemize karşı kin ve düşmanlığa sevk etmeye yönelik ifadelerle dile getirilmiş olup bu kişiler hakkında gerekli adli süreçler başlatılmıştır.”

Belediyenin, şebekeye verilen suyun kalite standartlarını titizlikle kontrol ettiğini, İl Sağlık Müdürlüğü ile iş birliği içinde düzenli analizler yapıldığını aktaran Çetinkaya, “Bu analizler neticesinde, suyumuzun insan sağlığına zarar verebilecek herhangi bir unsur içermediği, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’e uygun olduğu defalarca kanıtlanmıştır. Analiz sonuçları belediyemizin internet sitesinde şeffaf bir şekilde paylaşılmaktadır. Asılsız iddialarla halkımızı yanlış yönlendiren bu tür haberlere itibar etmemenizi ve belediyemizin resmi açıklamalarını takip etmenizi önemle rica ediyoruz. Tüm süreç şeffaf bir şekilde yürütülmekte ve kamuoyu doğru bilgilerle bilgilendirilmektedir. Sonuç olarak, su arzının sürekliliğini sağlamak adına her türlü önlemi alıyoruz. Su kaynaklarımız yeterli seviyelere ulaştığında arıtma tesisimizi tekrar devreye alacağız. Bu zorlu süreçte gösterdiğiniz anlayış ve sabır için Karabük halkına teşekkür eder, hep birlikte bu dönemi en iyi şekilde atlatacağımıza olan inancımı paylaşmak isterim” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yagislardan dolayi arilar calisamadi dollerme olmayinca meyvede dokulme riski artti 7CvmVRYX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Yağışlardan dolayı arılar çalışamadı, döllerme olmayınca meyvede dökülme riski arttı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, son yılların en yoğun yağışlarının özellikle meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmeyi olumsuz etkileyerek verim kayıplarına neden olabileceğini söyledi.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, bu yıl etkili olan aşırı yağışların tarımsal üretime etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin son 30 yılın en fazla yağış alan yıllarından birinin yaşandığını belirten Gerçekcioğlu, kuraklık ve donun etkili olduğu geçen yılın ardından bu yıl ise aşırı yağışların üreticileri zorladığını söyledi.

Yağış bereketi bazı bölgelerde zarara dönüştü

Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle açık alanda yetiştirilen ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını hatırlatan Gerçekcioğlu, bu yıl ise uzun yıllardır atıl durumda bulunan baraj ve göletlerin dahi dolduğunu ifade etti. Yağışların genel anlamda su kaynaklarını beslediğini belirten Gerçekcioğlu, taşkınlardan kaynaklı büyük çaplı bir zarar görülmediğini ancak özellikle ırmak kenarındaki tarım alanlarında bazı ürünlerin etkilenmiş olabileceğini kaydetti.

Yağışlar nedeniyle çiftçi tarlaya geç girdi

Tokat’ta önemli tarımsal ürünlerden biri olan domates üretiminde de yağışların etkisinin hissedildiğini belirten Gerçekcioğlu, çiftçilerin uzun süre tarlaya girememesi nedeniyle ekimlerin geciktiğini söyledi. Haziran ayının başından itibaren dikimlerin başladığını ifade eden Gerçekcioğlu, sebze üretiminde ciddi bir kayıp beklemediğini dile getirdi.

Aşırı yağışların en büyük etkisinin meyvecilik sektöründe görülebileceğine dikkat çeken Gerçekcioğlu, özellikle çiçeklenme döneminde yaşanan yağışların arı faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmenin sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi için arıların polen taşımasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gerçekcioğlu, aralıksız süren yağışlar nedeniyle arıların yeterince çalışamadığını söyledi.

Tozlanma sorunu verime yansıyabilir

Ağaçlarda meyve görünmesine rağmen önemli bir kısmının dökülme riski taşıdığına işaret eden Gerçekcioğlu, “Tozlanma ve döllenme yeterli düzeyde gerçekleşemediği için ağaç üzerindeki meyvelerin bir kısmı gelişimini tamamlayamayabilir. Ağaç hafifçe silkelendiğinde çok sayıda meyvenin döküldüğü görülebilir. Bu durum özellikle çiçeklenme döneminde yağış alan türlerde verim düşüklüğüne neden olabilir” dedi.

Erkenci çeşitlerde hasar büyük

Kiraz, erik, elma, armut ve ayva gibi meyve türlerinin yağışlardan farklı düzeylerde etkilenebileceğini ifade eden Gerçekcioğlu, çiçeklenme süresi kısa olan kiraz ve erikte riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Çiçeklenme döneminde yağmura yakalanan meyve türlerinde verim kaybı yaşanabileceğini söyleyen Gerçekcioğlu, Tokat’ta özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde yoğun çatlamalar görüldüğünü kaydetti.

Çatlamalar tamamen önlenemiyor

Kirazdaki çatlamaların doğrudan yağışlarla bağlantılı olduğunu belirten Gerçekcioğlu, “Dünyada bu sorunun önüne geçebilmek için çok sayıda araştırma yapılıyor. Çatlamalar azaltılabiliyor ancak tamamen önlenemiyor. Aşırı yağış ve ağacın aldığı suyu yeterince dışarı verememesi nedeniyle meyvede çatlamalar meydana geliyor” ifadelerini kullandı.

Geç olgunlaşan kiraz çeşitlerinde çatlama riskinin daha düşük olabileceğini belirten Gerçekcioğlu, buna rağmen döllenme yetersizliğine bağlı meyve dökülmelerinin görülebileceğini sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin