Reklam
Reklam
pozkan
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
02 Nisan, 2025 12:35 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Çetinkaya’dan 3 Nisan Mesajı

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Türkiye’nin ilk ağır sanayi hamlesinin başladığı ve Karabük’ün şehir kimliği kazandığı 3 Nisan’ın 88. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çetinkaya, Karabük’ün Türkiye’nin sanayi hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu anlamlı günde emeği geçen herkesi saygı ve şükranla andı.

“3 Nisan 1937’de temelleri atılan Demir Çelik Fabrikalarıyla birlikte Karabük, köyden sanayi başkentine dönüşmüş ve bu topraklarda yepyeni bir şehir inşa edilmiştir.” diyen Başkan Çetinkaya, Karabük’ün tarihsel yolculuğunu şu sözlerle anlattı:

“Bu topraklarda kurulan fabrika, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda binlerce insanın hayatını değiştiren, ülkemizin sanayileşme sürecine yön veren dev bir adımdı. O gün atılan adımlar, bugün Karabük’ü Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri haline getirdi. 88 yıl boyunca Karabük sadece demir çelikle değil, eğitimde, kültürde, şehircilikte ve toplumsal yaşamda da kendini yenileyerek gelişimini sürdürdü. Bugün de bu gelişim modern belediyecilik anlayışıyla devam ediyor.”

Karabük’ün geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirten Başkan Çetinkaya, konuşmasında hizmet odaklı bir anlayışla çalıştıklarının da altını çizdi:

“Geçmişin emek ve fedakârlıkla şekillendirdiği bu şehri, geleceğe güçlü bir şekilde taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler de bu bilinçle, Karabük’ü her alanda daha ileriye taşıyacak projeleri hayata geçiriyor; sanayisiyle, altyapısıyla, sosyal ve kültürel yaşamıyla daha güçlü bir şehir inşa etmenin gayretiyle çalışıyoruz.”

Başkan Çetinkaya, mesajının sonunda Karabük’ün kuruluş sürecine katkı sunanlara da özel olarak teşekkür etti:

“Karabük’ün sanayi şehri olarak doğmasında emeği geçen herkese ve başta bu büyük vizyonun temellerini atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin 3 Nisan Sanayi Günü’nü kutluyor; birlik ve beraberlik içerisinde, daha güçlü bir Karabük için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay