Başkan Ay, "Tekstil sektöründe markalaşma sorunumuz var" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ağustos, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkan Ay, “Tekstil sektöründe markalaşma sorunumuz var”

Öz İplik Genel Başkanı Rafi Ay, Türkiye’nin tekstil sektöründe dünyanın en iyisi olduğunu belirterek, sektörde markalaşma sorunu yaşandığını dile getirdi.

Öz İplik Genel Başkanı Rafi Ay, bir dizi ziyaretler için Karabük’e geldi. Kahvaltı programında gazetecilerle bir araya gelen Ay, “Bugün ülkemizde ağır bir ekonomik şartlar yaşanıyor. Maalesef ki bunlar en çok biz emekçileri etkiliyor. İşte yüksek enflasyonla boğuşuyoruz. Aldığımız ücretler maalesef yılsonuna kadar eriyerek devam ediyor. O yüzden bu sıkıntıların birçoğu maalesef bir sabit gelirli emekçileri etkilemektedir. Tabii ki bunların içerisinde mücadele ederken bu süreçlerin içerisinde iki yıldır biliyorsunuz asgari ücrete altı aylık dilimler halinde zamlar yapılıyordu. Maalesef bu yıl zam yapılmadı. Sizler vasıtasıyla buradan tekrar seslenmek istiyoruz. Bu ağır ekonomik şartlarda gerçekten aldığımız ücretler yetmiyor. Biran önce asgari ücrete zam değerlendirilmeli ve uygulanmalıdır” dedi.

Asgari ücrete zam uygulanmasının yeterli olmayacağını ifade eden Ay, “Bir de bildiğiniz gibi ağır bir vergi yükü altında emekçiler. Direkt vergiyi de ödeyen bizleriz. Dolaylı vergiyi de ödeyen bizleriz. Önceden vergi dilimleri arasındaki makas asgari ücret zammıyla endeksli bir şekilde dengeleniyordu. Ama son özellikle 7-8 yıldır bu denge maalesef emekçi aleyhine açılarak devam ediyor” diye konuştu.

“Ekonomik şartlarla mücadele ederken bir de sendikal anlamda örgütlenmeyle ilgili sıkıntılar var” diyen Ay, “Bir tanesi işte sahaya indiğimiz zaman işverenlerle mücadele ediyoruz. Bir diğeri de hukuk anlamında kanunlarla mücadele ediyoruz. Bir yerde yetki aldığınız zaman işveren gidiyor, itiraz ediyor. İnanın ki 4.5 sene devam eden bir yetki davalarımız var. 4.5 senenin sonunda davayı kazanıp döndüğünüzde ya işçi olmuyor ya da iş yeri olmuyor. Kapanıp gidiyor. Çünkü tekstil sektörü dinamik bir sektör. Değişim oranı çok yüksek bir sektör. O yüzden hem örgütlenmeyle ilgili hem hukuki sorunlar aynı zamanda bu alanda uygulama sorunlarıyla ilgili biran önce kanunsal düzenlemelerin yapılmasını sizler vasıtasıyla tekrar buradan talep etmiş olalım” ifadelerin yer verdi.

“Tekstil sektöründe bir Mısır furyası başladı”

Tekstil sektörünün zor durumda olduğunu aktaran Ay, şunları söyledi: “Bunun ilgili çalışma yapılması gerektiğiyle ilgili bir çağrı yapmıştım. Bununla ilgili bir rapor hazırladık. Bu raporu hükümet temsilcilerine, muhalefet partilerine gönderdik. Sesimizin duyulmasını istedik. Tabii hiçbir önlem alınmadı. Bugün geldiğimiz itibariyle tekstil sektörü geçen yıl söylediklerimizin malumun ilanı oldu. Tekstil sektöründe biliyorsunuz bir Mısır furyası başladı. 130’a yakın Türk firması şu anda Mısır’da üretim yapıyorlar. Tabii bunun birçok sebebi var. Gerek işte kurla alakalı, döviz kuruyla alakalı, gerek enerji maliyetleriyle, gerek bizi yönetenlerin genel bakışıyla alakalı birçok sebebi var. Ama ona rağmen tekstil sektörü üretime devam ediyor. En azından elimizde kalanlarla ilgili muhakkak oturup konuşmak lazım. Çözüm için önce bir araya gelmek gerekir. geçen yıl yaptığım çağrıyı tekrar yeniliyorum. İşçiler, işverenler ve bizi yönetenler oturup bir masada konuşmamız lazım. Çünkü tekstil sektörü gerçekten Türkiye’nin ihracatta üçüncü sırada. 22 milyar dolara yakın ihracat yapan bir sektör.”

“Sektörümüzde bir markalaşamama sorunu var”

Tekstil sektöründe markalaşma sorunu olduğuna dikkat çeken Ay, “Sektörümüzde bir markalaşamama sorunu var. Yani biz fason üretimi seviyoruz. Maalesef bizim markalaşmamız lazım. Tabii markalaşma uzun ve mali bir süreç. Kimse bu topa girmek istemiyor. Olimpiyatları seyrediyoruz değil mi? Bir tane Türk markası görüyor musunuz global anlamda? Maalesef göremiyoruz. Tekstilde çok iyiyiz. Bakın işçilerimiz, emekçilerimiz dünyanın en iyi tekstil ürünlerini üretiyorlar. Kalifikasyonları çok yüksek ama baktığınız zaman maalesef bir marka yatırımı olmadığı için Türk bir global markayı maalesef kimsenin üzerinde göremiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Batı Karadeniz’de de birçok yerde örgütlenme çalışmalarına devam ettiklerini anlatan Ay, “Tekstil emekçilerinin yuvası öz sendikasıdır. Sendikası reel, gerçek sadece işçilerin kurduğu bir sendikadır. 1978 yılında Gaziantep’te beş tane tekstil işçisinin kurduğu 48 yıllık koca bir çınardır Öz İplik İş Sendikası. Tüm tekstil emekçilerini Öz İplik İş Sendikasında örgütlenmeye davet ediyorum. Çünkü örgütlü bir toplumu çözemeyeceği hiçbir şey yok. Örgütsüzseniz ya işverenin eline bakarsınız yada maalesef zalimse bir sürü sıkıntıyla karşılaşırsınız. Özellikle ekonomik sıkıntıları aşmanın yöntemlerinden bir örgütlü olarak hareket etmektir” şeklinde konuştu.

“Hiçbir fabrikanın kapanması, zarar görmesi için mücadele edemeyiz”

Organize Sanayi Bölgesinde bulunan bir tekstil firmasında yaşanan soruna da değinen Ay, “Bizim de hiç alışık olmadığımız bir durum bu. Normalde işverenler tabii ki sendikalarla mücadele ederler. Bu gayet normaldir. Niye mücadele ederler? Sonuçta sendika geldiğinde işçinin cebine daha fazla para girecektir veya ve işverenin cebinden daha fazla çıkacaktır. Bu gayet doğaldır. Ama burada maalesef hiç alışık olmadığımız işveren de demek istemiyorum. Çünkü biz yüzlerce işverenle sözleşme yapıyoruz. İşte bu süreç içerisinde görüşüyoruz. Bazen örgütlenmeler sert oluyor ama günün sonunda oturup konuşabiliyoruz. Biz hiçbir fabrikanın kapanması, zarar görmesi için mücadele edemeyiz. Çünkü fabrika olacak. Emekçiler olacak. Sendikada Olacak. Orada hak mücadelesini vereceğiz ama burada sendikal mücadelenin dışına başka bir zemine bu işi çekmek istiyor maalesef ki bu beyefendi” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ofun dunya kupasi gururu Su32qT4S
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Of’un Dünya Kupası gururu

Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanmasının ardından dikkat çeken bir detay, Trabzon’un Of ilçesinde büyük bir gururla karşılandı. Ay-yıldızlıların 2002 ve 2026 yıllarında Dünya Kupası bileti aldığı dönemlerde görev yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlarının Oflu olması ilçede sevince neden oldu.

2002 yılında Haluk Ulusoy ve 2026 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun federasyon başkanlığı dönemlerinde gelen Dünya Kupası katılımları, özellikle Haluk Ulusoy ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Of ilçesinden olması nedeniyle ilçede ayrı bir anlam kazandı.

Salim Salih Sarıalioğlu: “Bu başarılarda da Ofluların olması da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim”

Konuyla ilgili açıklama yapan Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, yaşanan sürecin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, “Tesadüf bizim inanışımızda yeri olmayan bir kavram, bizim inanışımızda tevafuk var. Bu başarılarda da Ofluların olmasına da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim. Tabi Oflu olmaları bize ayrı bir gurur da veriyor. 2002 yılında Haluk Ulusoy başkanımız ve şimdiki başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu. 2002 yılında ise ev sahibi Güney Kore’yi yenerek üçüncü olmuştuk” dedi.

“Hedefimiz kupayı kazanmak”

Sarıalioğlu, A Milli Takım’a olan inançlarını dile getirerek “İbrahim Hacıosmanoğlu başkanımızın da temenni ve dualarına katılıyorum. O bizim kardeşimiz, hemşehrimiz. Buradan kendisine de başarılar diliyorum. Biz de milli takımımız ile beraber orada olup, kupayı hep birlikte alıp, önce Of’a bir selam verip ardından tüm Türkiye ile kucaklaşmak istiyoruz. Bu durum Of için gurur verici, sonuçta Dünya Kupası büyük bir organizasyon. Türkiye’nin bu turnuvada olması ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nın da Oflu olması bizim için çifte gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

“Of sınırları aşmış bir ilçe”

Of’un bir çok alanda yetiştirdiği isimlerle ön plana çıktığını vurgulayan Sarıalioğlu, “Zaten Of’un nüfusu bayağı fazla. Sadece futbolda değil, hem siyasette, hem sanatta, hem spor dünyasında ve hayatın değişik alanlarında çok başarılı hemşehrilerimiz ve yöneticilerimiz var. Biz hepsiyle gurur duyuyoruz. Of zaten sınırları aşmış, ismini dünyaya duyurmuş bir yer ancak bir kez daha dünyaya damgasını vurur diye Allah’a dua ediyorum. Takımımızdan temennim en üst neresi ise orası o da dünya kupasını kazanmak olur inşallah. Milli Takım’daki oyuncularımız bizim evlatlarımız, onlara dua ediyoruz. Rabbim onlara güç ve kuvvet versin. İnşallah da dünya kupasını alıp ülkemize dönerler” şeklinde konuştu.

İhsan Hacıbektaşoğlu: “Bu başarılar tesadüf değil”

Oflu vatandaş İhsan Hacıbektaşoğlu ise A Milli Takım’ın başarısını değerlendirerek “Milli Takım’ın dünya kupasına katılmasına mutlu oldum. Gençlerimizin böyle başarılı olması ve böyle zor bir süreci başarıyla tamamlaması bizim açımızdan çok önemli. Ülkemiz adına mutluluk verici bir durum. Ülke olarak böyle mutlu anlara ihtiyacımız var. Trabzon farklı bir coğrafya, Of da bunun içinde yer alıyor. Of’un tabi bir özelliği de çok girişimci olması. Of insanının da atılgan ve gözü kara bir yapısı var. Böyle olunca başarılar da geliyor. Bunu ben çok normal karşılıyorum” dedi.

“Karadeniz’in mücadeleci ruhu sahaya yansıyor”

Hacıbektaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece milli takım değil, Trabzonspor’un da gelişmesinde Oflu başkanların, buradaki girişimci ve atılgan bir ruha sahip olmaları Trabzonspor’a da büyük bir katkı sunmuştur. Of’un gerek kültür-sanatta olsun gerekse sporda olsun yapılmış olan çalışmaları tamamına yakınını Oflu iş insanları destek veriyorlar. Onlar sanatta, kültürde ya da sporda başarılı insanların çıkması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar maddi manevi. Elbette bunlar olunca başarı da beraberinde geliyor. Milli takımımız çok iyi, gençlerimiz çok başarılı. Vincenzo Montella da iyi bir hoca. TFF başkanımız Hacıosmanoğlu da bizim arkadaşımız, yakınımızdır. O da gerekli bütün desteğini verecektir.”

“Düşüncem çeyrek final, neden final olmasın”

Hacıbektaşoğlu, “Bu bütünlük içerisinde iyi bir başarı geleceğini düşünüyorum. Çeyrek finale kalırız diye düşünüyorum ama inşallah finale kadar gideriz. Doğu Karadenizli bir çok futbolcu A Milli Futbol takımında oynuyor. Bunun sebebi ise, Karadeniz’de insanlar doğayla çok ciddi mücadele ederek ayakta kalıp hayatlarını sürdürmek zorundalar. Bu durum kültürel kodlarımıza da geçmiş. Zorluklar yörenin insanına pek etki etmiyor, bir de çok hızlı düşünen, çabuk karar veren ve hızlı hareket etmek zorunda olan insanlar olmak durumundayız bu coğrafyada. Dolayısıyla bu durum futbolda da böyle. Coğrafyanın vermiş olduğu özellikler oynanan futbola da yansıyor” diye konuştu.

Ömer Saral: “24 yıl sonra gelen gurur Of’ta katlandı”

Ömer Saral, “24 yıl sonra tekrar dünya kupasına katılmak bizim için son derece gurur verici bir olay. Federasyon başkanlarının Oflu olmaları ilginç bir olay. Oflular olarak her alanda olduğumuz için bu durum da ayrıca gurur verici. Of olarak futbola ayrı bir sempatimiz var tabiki de. A Milli Futbol takımımızdan beklentim mümkünse final oynamaları. Milli takımda Karadeniz furyası var. Karadeniz ağırlığı da futbolda olmalı” dedi.

Yılmaz Koçbıyıkoğlu: “Oflular Türk futboluna damga vurdu”

Yılmaz Koçbıyıkoğlu ise, “A Milli Takımın dünya kupasına katılması gururdan başka bir şey düşündürmedi bana. Geçmişte üçüncülüğümüz var, bana onu hatırlattı. Demek ki o nesil devam ediyor. Ne mutlu bize. Federasyon başkanlarının Oflu olması tesadüf eseri gibi görünebilir ama ağırlıklı olarak Of insanın her konuda duyarlı olmasından kaynaklanır. Oflular Türk futboluna damga vurmuştur. Bu takımla, bu hocayla, bu ruhla en az üçüncülük bekliyorum. Milli takımda Doğu Karadenizli oyuncuların ağırlıklı olmasının sebebi yapısıyla azmiyle, hırsıyla alakalı. Tabiatın bize vermiş olduğu bir özellik bu. İnsanımız da bunu iyi kullanmaya çalışıyor elinden geldiğince de başarılı oluyor” ifadelerini kullandı.

Baki Türkel: “Oflu olmak ayrıcalıktır”

Baki Türkel de, “Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandığımız akşam güzel duygular yaşadım. Tabi TFF’nin başında Oflu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun olması da ayrı bir gurur verici olay. Kendisi Of’un büyüklüğünü hissettirdi dünyaya. Oflu olmak ayrıcalıktır. İlçe olarak küçük olabiliriz ama geniş bir kitleye sahibiz. Gelinen bu nokta bizim için bir gurur kaynağı oldu. Hacıosmanoğlu buralı, bu durum hem kendisini hem de Of’un değerini daha da yükseltti. Bu bölgenin insanı hırslı olduğu için iyi yerlere geliyorlar. Buranın insanının temel özelliği azimli, hırslı ve başarılı olması” diye konuştu.

Of’un gözü Dünya Kupası’nda

A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’nda göstereceği performans, Of ilçesinde büyük bir heyecanla bekleniyor. İlçe halkı, 2002’de elde edilen tarihi başarının ardından bu kez daha büyük bir hedefe ulaşılacağına inanıyor. Ay-yıldızlıların Dünya Kupası’nda önemli bir başarı elde etmesi halinde, Of’taki gururun daha da büyümesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin