Reklam
Reklam

Başkan Aksoy”dan Cami Saldırısına Kınama

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Aralık, 2015 15:08 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Diyarbakır’ın Sur İlçesinde PKK’lı Teröristlerce Kentin ilk Osmanlı Eseri Fatihpaşa (Kurşunlu) Camisi’ne yapılan saldırıyı kınadı. Başkan Aksoy yaptığı açıklamada, orada karşılıklı bir çatışma olmadığını söyledi.
Yapılanın devletin varlığına, birliğine, bütünlüğüne baş kaldırmış bir çetenin oradaki insanlara yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Aksoy, ” Oradaki kültür değerlerimize yönelik bir saldırı var. Burada meydana getirilen hadise Türkiye’nin bir kısmını, Türkiye’nin ulusal bütünlüğünden bölmeye çalışmak ve ulusal bütünlüğünü parçalayarak, daha küçük parçalar halinde uluslararası güçlerin ekmeğine yağ sürme çabasıdır ” diye konuştu. Geçmişte Irak’ta meydana gelen olaylarda ilk önce Bağdat’taki kütüphane değerlerinin yok edildiğini anımsatan Aksoy, şöyle konuştu: ” Suriye’de iç karışıklık o ‘DAEŞ’ denilen terör örgütünün yaptığı ilk şey kültürel değerleri, Şam’daki, Halep’deki kültür değerlerini yok etmeyle başladı. Yani insanların geçmişle bağlantılarını koparmaya çalışıyorlar. Diyarbakır’da yapılan olay da tamamen budur. İnsanların geçmişteki ana kültür unsuru olan camileriyle milli ve manevi değerleriyle bağlantılarını kopararak köksüz bir toplum meydana getirme çalışması. Burada kültür değerlerine saldıracak kadar bu toplumun değerlerinden özellikle camiye saldıracak kadar bu toplumun değerlerinden kopmuş olan hainlere Türkiye’nin güvenlik güçleri gerekli dersi verecektir” dedi.
“HER YIL TRİLYONLARCA PARA HARCIYORUZ”
“Biz Safranbolu’da bu tarihi değerlerimizin bir kiremitinin, bir tuğlasının bile düşmesini engellemek adına bütün bir şehir halkı olarak çaba sarf ediyoruz” diyen Aksoy, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hem kamu kurumlarıyla hem de halkıyla bu değerlerimizi ayakta tutmak, yaşatmak için her yıl trilyonlarca para harcıyoruz. Oysa oradaki kendini yerel temsilci, yerelin ifadecisi olarak ifade eden, ortaya koyan zihniyet ise kültür değerlerini yok ederek bu halkı köksüzleştirmeye çalışıyor. Bunu iyi anlamak, iyi okumak lazım. Bu şekilde anladığımızda devletimizin kimlerle mücadele ettiğini, nasıl mücadele ettiğini çok daha iyi bir şekilde anlayacağız. Camilere uzanan ellerin iflah olmayacağını düşünüyorum, iflah olmayacağını biliyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin