Reklam
Reklam
basina sacma isabet ettikten yaklasik 4 yil sonra hayatini kaybeden doktor son yolculuguna ugurlandi ugVsOHEv
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ağustos, 2025 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Başına saçma isabet ettikten yaklaşık 4 yıl sonra hayatını kaybeden doktor, son yolculuğuna uğurlandı

Ordu’da, konutunun balkonunda çiçek suladığı esnada başına saçma isabet eden ve yaklaşık 4 yıl sonra hayatını kaybeden doktor, son yolculuğuna uğurlandı.

Olay, Altınordu ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde 13 Aralık 2021 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, Fatsa ilçesinde özel bir hastanede vazifeli olan kulak burun boğaz hastalıkları (KBB) Uzmanı Opr. Dr. Aksın Serarslan’ın, balkonda bulunduğu ve çiçek suladığı sav edildiği esnada başına saçma isabet etti.

Olay yerindeki birinci müdahalesinin akabinde Ordu’daki özel bir hastaneye götürülen, baş travması teşhisi konulan Opr. Dr. Serarslan, burada yapılan birinci müdahalesinin akabinde ağır yaralı olarak Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönderildi. Sonrasında ise Fatsa ilçesinde vazife yaptığı hastaneye nakledildi. Son olarak Kocaeli Kent Hastanesi’nde ağır bakım servisinde tedavi gören Opr. Dr. Serarslan, dün sabah saatlerinde 51 yaşında hayatını kaybetti.

Emekli öğretmenler Selim ve Sevinç Serarslan’ın oğlu, Opr. Dr. Aksın Serarslan için bugün Altınordu ilçesindeki Ulu Cami’de cenaze merasimi düzenlendi. Serarslan, öğlen namazını müteakip kılınan cenaze namazının akabinde Altınordu ilçesindeki Hatipli Kent Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Öte yandan yeni aldığı tüfekle talim atışı yaptığı esnada olayı gerçekleştiren Hollanda’dan emekli Lami A. isimli şahıs ise polis gruplarınca yakalanmış ve sevk edildiği isimli mercilerce tutuklanmıştı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin