Bartın Üniversitesince (BARÜ) farklı üniversitelerin ortaklığıyla hazırlanan askerî kara araçlarına yönelik hibrit zırh sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi.
BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Alkaya konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Mühendislik Fakültemiz diğer üniversitelerin Mühendislik Fakülteleri ile önemli projelere imza atmakta. Bunlardan birisi de TUBITAK 1001 projesi. Hocalarımızdan Prof. Dr. Sabri Gök ile Doç. Dr. Yılmaz Kök bir TÜBITAK 1001 projesi gerçekleştirerek Roketsanın tesislerinde deneyerek, askeri kara araçlarına daha iyi bir zırh ortaya çıkarmış bulunmaktalar" dedi.
Projeyi hazırlayan isimlerden BARÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Sabri Gök, "Bizim bu projedeki amacımız askeri kara araçlarında kullanılmak üzere zırh delici mermilere karşı tam bir koruma sağlamaktır. Bu amaçlar hibrit kompozit eklemeli bir zırh üretmiş bulunmaktayız" diye konuştu.
Oluşturulan zırhın farklı katmanlardan oluştuğunu belirten BARÜ Öğretim Üyesi Proje Araştırmacısı Doç. Dr. Yılmaz Küçük, "Bu zırh Türkiye patentini 1 yıldan daha kısa sürede tescil aldı. Avrupa patenti için de başvurumuzu yaptık" dedi.
Babaanne ve iki torununu öldüren sanığa 45 yıl 10 ay hapis
Zonguldak’ta bıçaklı kavgada babaanne ve iki torununu öldürmekten yargılanan sanık, 45 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.
21 Temmuz 2025’te merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda Halil Can Köroğlu, kardeşi Emirkan Köroğlu ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu, düğün dönüşü Erdeniz K.’nın evinin önünde tartışma yaşadı. İddialara göre Erdeniz K. bıçakla iki kardeşe saldırırken, torunlarını korumak için araya giren babaanne Nazmiye Köroğlu da bıçak darbelerinin hedefi oldu. Yakınlarının aracıyla hastaneye kaldırılan 3 yaralı, hastanelerde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Erdeniz K.’nın yanı sıra maktullerin yakınları ve taraf avukatları yer aldı. Olayda ölen Halil Can ve Emirkan Köroğlu’nun babaları İsmail Köroğlu, sanığın en ağır cezayı almasını istedi.
Karar öncesi söz verilen anne Fatma Köroğlu ise çocuklarında kusur aranmaya çalışıldığını ancak kusur olmadığını söyleyerek, "Çocuklarımın ellerinde hiçbir şey yoktu. Kendisi çocuklarımı tehdit edip ölüme çekti. Kalbinden vurdu. Hepsini yere serdi. Çocuklarıma pusu kurmuş. Benim çocuklarımı tahrik etti. Hakkımı helal etmiyorum. En ağır müebbet cezası almasını istiyorum. Adalete inanıyorum, adalet yerini bulacak" dedi.
"Evi basılan, küfür edilen benim, pişmanım"
Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından son sözü sorulan sanık Erdeniz K., "Bu olayın öncesi, geçmişi var. Planlayıp bir şey yapmadım. Yapılanları tasvip etmiyorum. Evi basılan, küfür edilen, tehdit edilen benim. Ben kimseyi tehdit, küfür etmedim. Hepsi güçlü çocuklar, benim onlarla mücadele etme şansım yok. Takmışlar kafayı bana. Ben evimi korudum. Onlara ‘Gidin’ diyordum, kimse gitmiyordu. Bile isteye kimseyi bıçaklamadım. Hayatım mahvoldu. Kesinlikle onlara kin gütmedim. Kendi ailemin namusunu, şerefini korudum. Çok üzgünüm. Pişmanım" dedi.
Sanığın avukatları ise olayın meşru müdafaa sınırları içerisinde ya da sınırı aşan eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde savunma yaptı.
Maktul yakınlarından sanığa ve avukatlarına beddua
Duruşmada karar için ara verildiği sırada maktullerin annesi Fatma Köroğlu, sanığın avukatlarına beddua etmesi üzerine salondan çıkartıldı. Mahkeme heyeti, sanık Erdeniz K.’ye haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan Nazmiye Köroğlu’na yönelik eyleminden 20 yıl, Halil Can Köroğlu’na yönelik eyleminden 12 yıl 6 ay ve Emirkan Köroğlu’na yönelik eyleminden 13 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 45 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Duruşmanın ardından maktullerin yakınları, adliye önünde karara tepki gösterdi.