AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Kuruluş Müdürlüğü’nde çalıştırılmak üzere 19 nitelikli emekçi alınacağını söyledi.
Milletvekili Aldatmaz, Amasra TTK Kurum Müdürlüğü’nde çalıştırılmak üzere noter kurası ile 19 nitelikli personel alımının yapılacağını duyurdu. Aldatmaz, alımı yapılacak personellerden 3’nün kuvvetli akım tesisatçısı, 2’sinin kaynakçı, 5’nin mekanizasyon pres emekçisi, 1’nin numuneci (maden ocağı), 2’sinin motor imalat bakım ve tamir emekçisi, 3’nün mekaniker, 3’nün vinç operatörü, 1’nin ise temel imalat (talaşlı) ve montaj elemanı olacağını kaydetti. Müracaatlar hakkında da bilgi veren Aldatmaz, mezuniyet kuralları dışında Bartın vilayetinde ikamet etme, müracaat tarihinin birinci günü itibariyle 18 yaşını tamamlamış, müracaat tarihinin son günü prestijiyle da 35 yaşından gün almamış kaidesi aranacağını kelamlarına ekledi. Müracaatların 10 Şubat’ta başlayacağını vurgulayan Aldatmaz, “Şartları sağlayan kardeşlerimiz için müracaatlar İŞKUR ve e-Şube yahut ALO 170 üzerinden 10 Şubat 2025 tarihinde başlayacak ve 14 Şubat 2025 tarihinde son bulacak. Koşulları sağlayan adayla ortasında işe alınacak adayları tespit etmek için 26 Şubat tarihinde noter kurası çekilecek. Bartın’ımız ve Amasra’mız için güzel uğurlu olsun. Kurada çıkacak arkadaşlarımıza da şimdiden kazasız belasız sağlıklı bir meslek hayatı diliyorum” diye konuştu.


Bartın’da TTK’ya 19 işçi alınacak
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

