BARTIN TSO Yönetim Kurulu, İl Genel Meclisi Başkanı Kenan Dursun’u makamında ziyaret etti. Heyette Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Çakır, Meclis Başkanı Halil Çelen, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Balık, Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Vural, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Ağartan İle Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Yaz yer aldı. Bartın TSO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Çakır hayırlı olsun dileklerinde bulunarak il genel meclisinin yerel bir parlamento niteliği taşıdığını belirtti. Çakır, ilin bütün sorunlarının bu meclisten geçeceğini ve ilin sorunlarına meclisin her anlamda vakıf olduğunu kaydederek çözüm aşamasında yapılacak tüm çalışmalarda meclise başarılar dilediğini ekledi. Çakır, “Hem dünyada, hem ülkemizde ve hem de Bartın’ımızda ticari ekonomik ve teknolojik anlamda farklı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler ışığında Bartın’ımızı daha ileriye taşıyacağız. Her zaman kalkınmanın özel sektör vasıtasıyla olacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreç Bartın için çok ciddi fırsatları bünyesinde barındırıyor. Başta Sayın Valimiz, Milletvekillerimiz, Ticaret Odamız ve sivil toplum örgütlerimizin aynı düşünceye sahip olduğunu düşünüyorum” dedi. Ortak paydalarının Bartın olduğunu ifade eden Çakır, “İl ve İlçeler genelinde, tarım, turizm, sağlık, eğitim, sanayi altyapısı, kültür, spor, sosyal hizmetler alanlarında önemli işleve sahip olan il genel meclisimiz ile ortak paydamız olan Bartın’ın gelişiminde birliktelik içinde çalışmalar gerçekleştirerek daha iyi noktalara taşıyacağımız inancındayım” diye konuştu. İl Genel Meclisi Başkanı Kenan dursun ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yapılacak projeler hakkında karşılıklı görüş ve önerilerin paylaşılması ile ziyaret sona erdi.


Bartın TSO’dan, İl Genel Meclisi’ne Ziyaret
KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM
Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”
Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.
Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor
Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MEYAM Modeli Tanıtıldı
Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.
Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı
MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

