Bartın kestane balında organik üretim çalışması - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Eylül, 2016 08:10 tarihinde yayınlandı
0
0

Bartın kestane balında organik üretim çalışması

BARTIN Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından Bartın Kestane Balının Organik Üretim olanaklarını değerlendirmeye yönelik çalışma toplantısı yapıldı. Bartın Kestane Balının Organik Üretim olanaklarını değerlendirme toplantısı tamamlandı. Toplantıya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Abdulsetter Bayram, Orman İşletme Müdürü Mahmut Şentürk, Küre Dağları Milli Park Müdürü Ahat Deliorman, Orman ve Su İşleri Şube Müdürü İlksen Ateşoğlu, Bartın Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zafer Kaya, Doç. Dr. Bülent Kaygın, Bartın Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Nazlı İlke Ekentürer, Bartın Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Reşat Aslan, İl Müdürlüğü yöneticileri ve teknik personel katıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Abdulsetter Bayram toplantıda yaptığı konuşmada, “İnanıyorum ki burada alacağımız kararlar ışığında ilimizde Kestane Balı hususunda bir yol haritası ortaya çıkacaktır” dedi. Daha sonra söz alan Orman İşletme Müdürü Mahmut Şentürk de, “Kurucaşile İlçemizde Dizlermezeci, Paşalılar ve Gölderesi Mevkiinde 785 hektar alanda Bal Ormanı tesisi kurmaya yönelik çalışmaları başlatmış bulunmaktayız. Bartın Kestane Balı’nın Organik Bal olarak üretilmesine dönük çalışmalara destek vermeye hazırız” diye konuştu. Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Zafer Kaya tarafından yapılan değerlendirmede Bartın Florası dünya üzerinde tespiti yapılan 12 bin bitki türünün 1000’in üzerinde alt flora potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Kaya, “İlimizde Arıt ve Iskalan Bölgesi ballarında polen analizlerinin yapılan bilimsel çalışmalarla tamamlandığını, flora tespitinin de yakında tamamlanacağını bildirdiler. İlimizde Organik Bal üretimi yanında kestane poleni üretimine yönelebilecektir. Yapılacak çalışmalara her türlü bilimsel katkı ve desteği vermeye hazırız” şeklinde konuştu. Toplantı, Bartın arıcılığının ve kestane balının mevcut durumu ve geleceği, orman ballarının önemi, arıcılığın geliştirilmesi için yapılabilecekler, ilin arıcılık kapasitesi gibi konularda fikir alışverişinde bulunarak sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin