Bartın Emniyet Müdürlüğü binası önünde hareketli saatler - Karabük Haber Postası
bartin emniyet mudurlugu binasi onunde hareketli saatler 5syY4pYE
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Ocak, 2025 04:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Bartın Emniyet Müdürlüğü binası önünde hareketli saatler

Bartın’da babası ile tartışan bir kişi, Emniyet Müdürlüğü binasının karşısındaki 8 katlı binanın çatısına çıkarak intihar etmek istedi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı olayda genç, ikna edilerek aşağıya indirildi.

Bartın’ın Aladağ Mahallesi 14. Cadde İl Emniyet Müdürlüğü karşısındaki inşaat halindeki 8 katlı binanın çatısına çıkan bir kişi intihar etmek istedi. Olay yerine çok sayıda polis, sıhhat ve itfaiye takımı sevk edildi. Şahsın atlama ve düşme ihtimaline karşı tabana hava yastığı açılırken, polisler uzun mühlet şahsı ikna etmeye çalıştı. Şahsın alkollü olduğu öğrenilirken olay öncesinde ise babası ile tartıştığı öğrenildi. Şahsın C.K. olduğunu belirleyen polisler yakınlarına ulaştı. Olay yerine gelen C.K.’nin bir yakını ve polis grupları şahsı aşağıya inmeye ikna etti. İnsanların büyük ilgiyle izlediği olayda aşağıya indirilen şahıs hastaneye götürülürken akabinde ise sözü alınmak üzere polis merkezine götürüleceği öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay