Baro Seçimlerinde Kıdem Konuştu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Ekim, 2014 15:20 tarihinde yayınlandı
0
0

Baro Seçimlerinde Kıdem Konuştu

Karabük Barosu 11. Olağan Genel Kurulu Karabük Barosu Sosyal tesislerinde yapıldı. Mevcut Başkan Av. Rıdvan Erdoğan ile Av. Şenol Kuru’nun aday olduğu seçimler sonunda ilginç sonuç ortaya çıktı 112 kişinin oy kullandığı seçimde her iki aday da 55 oy alırken, 2 oy da geçersiz sayıldı. Bu sonuca göre; mevcut Başkan Rıdvan Erdoğan kıdemli olduğu için kaldığı yerden Başkanlığa devam edecek

Karabük Barosu’nun 11. Genel Kurulu yapıldı. Baro Sosyal Tesislerinde yapılan Genel Kurulda mevcut Başkan Av. Rıdvan Erdoğan ile Av. Şenol Kuru Başkanlık için yarıştı.

Genel Kurulda bir konuşma yapan Mevcut Başkan Av. Rıdvan Erdoğan, Baro olarak yaptıkları çalışmaları anlatırken, bizcilikten çok benciliği ön plana çıkarmasına daha önce Rıdvan Erdoğan’la çalışan bazı Yönetim Kurulu Üyeleri tepki gösterdi.

Genel Kurulda ilk olarak ilk olarak gündem gereği Divan oluşturuldu. Divan Başkanlığına Av. Necati Özer seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından Baro Başkanı Av. Rıdvan Erdoğan söz aldı. Erdoğan, Genel Kurulun hayırlara vesile olmasını diledi. Baroda görev yapan meslek büyüklerini anan ve ölenlere Allah’tan Rahmet dileyen Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

“Hepinizin bildiği üzere bizler yönetim kurulumuzla beraber 23 Ekim 2010 tarihli genel kurulda seçilerek göreve geldik.

Görev süremiz içindeki temel anlayışımız her meslektaşımızın istediği zaman rahatlıkla ulaşabileceği bir yönetim tarzını sergilemek şeklinde oldu

Görev süremiz içinde Meslektaşlarımızla sıkı bir diyalog içinde olmaya özen gösterdik. Meslektaşlarımızla sık sık bir araya gelerek sorunların çözümü yolunda çaba sarf ettik.Çoğu zaman meslektaşlarımız bizi aramadan biz onları arayarak ve sık sık bürolarında ziyaret ederek meslektaşlarımızın sorunlarını yerinde tespit etme anlayışı içinde olduk. Ortaya koyduğumuz modelde meslektaşlarımızın bizi aramasına çoğu zaman meydan vermeden bizler sık sık bürolara giderek sorunlarını dinledik. Karabük’te ortaya koyduğumuz bu modelin baromuzda kalıcı hale gelmesi en büyük hedefimizdir. Tabiî ki ülkemizde baroculuk alanında başka yerlerde başka anlayışlarda var.Baro faaliyetlerine bir ay içinde sadece yarım saatini ayıran baro başkanları da var .Fakat bizim böyle bir anlayışımız  hiçbir zaman olmadı.Ben günümün ortalama 4-5 saatini baro faaliyetlerine ayıran bir anlayış içinde oldum.Bu konuda çoğu zaman eleştiri de aldık benim baro faaliyetlerine aşarı şekilde zaman ayırmamız zaman zaman eleştiri konusu da oldu Benim bu tarzım  baro başkanlığından hiç ayrılmak istemediğim şeklinde yorumlandı.Bu tür bir eleştiri beklide bugüne kadar ülkemizde hiç görülmemiş bir eleştiriydi. Bir kurumun başında bulunan kişinin işini iyi yapması ve işini iyi yapmak için fazla zaman ayırması hadisesinin eleştiri konusu yapılması ve işini iyi yapmak isteyen kişinin o makamdan hiç ayrılmak istemediği şeklinde bir eleştiri getirilmesi son derece ilginç bir eleştiri tarzı bize göre. Bizim anlayışımıza göre her bir meslektaşımız, en kıdemsizinden en kıdemlisine kadar kutsal birer varlıktır, Her avukat kutsal bir varlıktır ve avukatların mekanı olan meslek örgütü olan barolarda kutsallığı olan örgütlerdir ve baroların mekanları da kutsal mekanlardır. Bize muhalefet edenlerle farkımızda burada ortaya çıkıyor.Bu anlayış sebebiyle baroların siyaset kurumunun ardından sürüklenmesine, siyaset mekanizmasının peşinden gitmesine  bugüne kadar hep karşı çıktık bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceğiz. Eğitimsiz bilgisiz donanımsız bir takım siyasetçilerden aferin almak için yada onların gözüne girmek için baroların manipüle edilmesine  barolar üzerinde operasyon yapılmasına şiddetle karşıyız ve böyle bir operasyona da asla müsaade etmeyeceğiz. Bizim görev süremiz içinde yaptığımız tüm açıklamaların temel esprisi de budur bizim açıklamalarımız sebebiyle bir kısım arkadaşımızla aramızda tartışma çıkmasının sebebi de budur.bugüne değin yaptığımız tüm açıklamalarda avukatlarının ve baronun kutsallığı perspektifi ile hareket ettik.Yönetim tarzımızla ilgili bu açıklamaları yaptıktan sonra 4 yıllık görev süremiz içindeki faaliyetlere ilişkin açıklamalar yapmak istiyorum

Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren üzerinde öncelikle durduğumuz konular baromuzun fiziki mekan kapasitesinin artırılması ve kurumsal yapının güçlendirilmesine yönelik çalışmalardı. Bu bağlamda ilk günden itibaren baromuza bir sosyal tesis kazandırılması konusu gündemimizdeydi. İlk dönemimiz bu işin alt yapısını hazırlamakla geçti.2010-2012 döneminde Bu konuda TBB yönetimi nezdinde yaptığımız görüşmelerle bu işin alt yapısını hazırladık. O dönem içinde ülke genelinde pek çok baronun sosyal tesisini gezerek ve diğer bazı kurumların tesislerini inceleyerek Karabük’te uygulayacağımız sosyal tesis projesinin doğru bir proje olması konusunda fikri bir çalışma yaptık. Bunun yanında sosyal tesisin nereden alınması gerektiği konusunda yoğun bir çalışma içine girdik. Meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun Karabük’te olması ve burada faaliyette bulunması sosyal tesisin öncelikli olarak Karabük’te olması gerektiği konusunda bir fikir ortaya çıkardı

Bu gelişmelerle birlikte baro sosyal tesisimiz için uygun yer bulma çalışmalarımız da titizlikle yürütülmüş, sosyal tesisin Karabük ve Safranbolu’dan hangisinde olması gerektiği konusunda meslektaşlarımızla yapılan eğilim yoklamasında tesisin Karabük’te olması gerektiği yönünde bir eğilim ortaya çıkmıştı. 2012-2014 döneminde bu görüş doğrultusunda hareket edilerek Karabük merkezinde adliyeye yakın bir yerde tesisin alınması doğrultusunda çalışmalara hız verildi. Meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun Karabük’te faaliyette bulunması yer tercihinde  etkili olduğu gibi sosyal tesisin Karabük Adliyesine yakın bir mekanda ve hukuk bürolarının yoğun olduğu bir bölgede olması gerektiği  görüşü de belirleyici olmuştu. Aynı şekilde tesisin mesai saatleri içinde ve mesai çıkışında rahat ve kolay ulaşılabilecek bir bölgede olması arzu ediliyordu. Bu doğrultuda yapılan çalışmalar sonucu Karabük Belediyesi tarafından satışa çıkarılan İnönü Caddesi üzerindeki Belediye İş Merkezinin 6. katının tamamının ( 464 m2 ) satın alınarak sosyal tesis haline getirilmesi görüşü benimsendi. Bu konuda Türkiye Barolar Birliği yönetimi ile yapılan görüşmeler sonucu   gerekli kaynak sağlandı ve tesisin alınmasına karar verildi.2013 Ocak ayında yapılan ihale sonucu belirtilen taşınmaz satın alındı. Satın alma işlemlerinin ardından bina içinde yeni bir proje ile tadilat çalışmaları yapılarak bina hizmete hazır hale getirildi. Toplam maliyeti 1 trilyon lirayı aşan sosyal tesisimizde İdari Kısım, Restaurant, Kafeterya, Oyun Salonu vs. bölümler yer almaktadır. Sosyal Tesis konusunda Karabük’e öncelik verilmiş olmakla birlikte meslektaşlarımız için Safranbolu’da da bir tesisin hizmete sokulması baromuzun geleceğe yönelik hedefleri arasındadır. Türkiye Barolar Birliğinin ülke genelinde yürüttüğü tesis projeleri bağlamında bu konuda T.B.B Başkanlığı ve T.B.B Yönetimi ile gerekli görüşmeler yapılmaktadır. İlerleyen süreçte bu olay ısrarla takip edilecek konular arasındadır.

Bu konuda Karabük tercihini ortaya koyarken elbeteki mesai saatleri içinde de kullanabileceğimiz ve mesai çıkışında hemen ulaşabileceğimiz ve adliyeye yakın olan bir mekanı öncelikli olarak düşündük. Karabük’ün ihtiyacının giderilmesi olayını öncelikli bir konu olarak gördük. Yaptığımız yoklamada meslektaşlarımızın bürolarının ağırlıklı olarak bulunduğu hürriyet caddesine yakın bir noktada sosyal tesisin olması görüşü ağırlık kazandı. Sosyal tesisi mesai çıkışı arkadaşlarımızın rahatlıkla ulaşacağı ve hatta mesai saatleri içinde de kullanılabilecek bir mekan olarak tasarladık” dedi

Diğer Aday Av. Şenol Kuru da; Baro seçimlerini Demokratik bir yarış olarak nitelendirirken, şimdiye kadar 4 ayrı baroda yönetiminde 10 yıldır görev yaptığını, her yönetimde etkin rol aldığını söyledi.

Kuru “Amacımız ben odaklı yönetim zihniyeti değil, birliktelik odaklı, paylaşımcı bir yönetim oluşturmak. Tüm arkadaşlarımızı yönetime dahil etmek, karar noktasında beraberce hareket etmek. Arkadaşlarımı da yönetime ortak etmek, Tek gayemiz, anlayışımız bu. Güçlü baro, güçlü yönetimden çıkar. Baro’da şimdiye kadar bir çok komisyon kuruldu, fakat işlevsel almadı. Amacımız işlemeyen değil, işleyen komisyonlar kurmak”  dedi

Ücret politikalarına da değinen Kuru; avukatların haksız şikayetlere tabi tutulduğunu, bu konuda somut hiçbir adım atılmadığını, avukatlarla ilgili tüm harcamaların yapılacağı Avukat yardım sandığının kurulmasını istedi.

Konuşmalarının ardından Baro yönetim, denetim ve disiplin kurulu raporları okunarak ibra edilirken, üyelerin talepleri soruldu. Baro aidatlarının ve keseneklerinin aynı kalması yönündeki bir talep istişare edilerek karara bağlanırken, daha sonra seçime geçildi.

Yapılan seçimlerde 112 Avukat oy kullanırken, sandıktan çıkan sonuç ise şaşırttı.  Seçimlerde mevcut Başkan Av. Rıdvan Erdoğan 55, diğer aday Av. Şenol Kuru da 55 oy alırken, 2 oy da geçersiz sayıldı. Bu sonuca göre; mevcut Başkan Rıdvan Erdoğan Kuru’dan kıdemli olduğu için yeniden baro Başkanı oldu. Bu sonuca göre de Baro seçimlerinde bir nevi kıdem konuşmuş oldu.

Av. Rıdvan Erdoğan’ın Yönetimi şu isimlerden oluştu:  “Soner Alkan, Metin Can, Hakan Yılmaz, Deniz Eser Küçükoğlu, Sibel Şirin, Levent Karahasan, Nihat Özer, Yaşar Koç.  Disiplin Kurulu: Avni Şen, Fazilet Demirezen, Melahat Sezişer. Denetim Kurulu: Dursun Yıldız, Emin Yıldız, Esra Kaymak. Üst Kurul Delegeleri: Hasan Öztürk, Adil Ünver.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
akademik calisma
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
10 Nisan, 2026 11:05 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük Üniversitesi’nden Akademik Çalışma: Türkiye–İran İlişkilerine Yeni Bir Bakış

Karabük Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Dr. Özcan Büyükgenç’in kaleme aldığı “XXI. Yüzyıl Başlarında Türk Dış Politikası Çerçevesinde Türkiye–İran İlişkileri” adlı kitap yayımlandı.

Uluslararası ilişkiler ve dış politika alanında hazırlanan eser, Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri tarihsel arka planı ve güncel gelişmeler ışığında ele alıyor. Akademisyen Kitabevi tarafından yayımlanan ve 2026 yılında okuyucuyla buluşan kitap, yaklaşık 172 sayfadan oluşuyor.

Dr. Özcan Büyükgenç’in daha önce yüksek lisans tezi olarak hazırladığı çalışma, güncellenerek kitap haline getirildi. Eserde; iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve bölgesel ilişkiler çok boyutlu bir perspektifle incelenirken, özellikle 21. yüzyıldaki dönüşüm süreci analiz ediliyor.

Kitapta ayrıca Türkiye ve İran’ın jeopolitik konumları, enerji politikaları, bölgesel rekabet ve iş birliği alanları gibi konular da kapsamlı şekilde değerlendiriliyor. Her iki ülkenin Orta Doğu siyasetindeki belirleyici rolüne dikkat çekilen çalışma, akademik çevreler kadar konuya ilgi duyan okuyucular için de önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Dr. Büyükgenç, kitabın oluşum sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, çalışmasının uluslararası ekonomi-politik alanındaki akademik birikiminin ürünü olduğunu belirterek, eserin geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasını temenni etti.

Yeni yayımlanan bu eser, Türkiye–İran ilişkilerini anlamak isteyenler için güncel ve kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin