Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi 1.5 ay aradan sonra Trabzon Limanı’na geldi.
Geçtiğimiz yıl Eylül ayının sonlarında Filyos Limanı’ndan Trabzon Limanı’na gelerek demir atan Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi 5 aylık sürenin ardından 17 Şubat 2024 tarihinde Trabzon’dan ayrılarak Karadeniz’e açılmıştı. Ardından geçen 7,5 ay sonra yeniden Trabzon’a gelerek Ekim ayında limana demir atan gemi Ekim ayında Trabzon Limanı’ndan ayrılmasından tam 1.5 ay sonra yeniden Trabzon’a geldi.
Denizlerdeki petrol ve doğalgaz aramalarında kullanılmak üzere satın alınan ve 2013 yılında faaliyetlerine başlayan 84,2 metre uzunluğunda, 21,6 metre genişliğinde ve 4 bin 711 groston ağırlığındaki gemi, petrol emarelerinin güçlü kılındığı noktalarda sondaj çalışması yapıyor. Yapacağı sondaj çalışmaları boyunca Trabzon Limanı’nı lojistik merkez olarak kullanacak geminin Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında deniz yüzeyine sızan sıvının petrol olduğu ortaya çıkmasının ardından bölgede çalışma yapması bekleniyor.


Barbaros 1.5 ay aradan sonra yeniden Trabzon’da
Karabük’ün Son Mücellidi Yarım Asırlık Emanetini Üniversiteye Bağışladı
Karabük’te yıllardır kitap ciltleme sanatıyla uğraşan “son mücellit” olarak tanınan Sinan Haşlaman, yarım asrı aşkın süredir kullandığı meslek eşyalarını üniversiteye bağışladı. Geleneksel sanatların unutulmaması için anlamlı bir adım atan Haşlaman, hem öğrencilerle tecrübelerini paylaştı hem de uygulamalı olarak kitap ciltleme tekniklerini anlattı.
İlahiyat Fakültesi atölyesinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, yılların ustasının elinde adeta geçmişe yolculuk yaptı. Kitapların nasıl sökülüp formalara ayrıldığını, iplikle nasıl yeniden dikildiğini ve geleneksel yöntemlerle nasıl sağlam hale getirildiğini uygulamalı olarak gösteren Haşlaman, mesleğin sabır ve emek istediğini söyledi.
Çocuk yaşta mesleğe başladığını anlatan Sinan Haşlaman, babasının kitap sevgisinin hayatını değiştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Benim babam kitap hastasıydı, kitapları çok severdi. Mustafa Usta’nın yanına babam beni çırak olarak verdi. İlkokulda yaz tatillerinde çalışırdım ve para kazanıp tatil yapardım. Kastamonu’da eğitimimi tamamladım. İşin ne olduğu önemli değil, her zaman çalışırım. Bir kitabı sökerken formalara ayırıyorum. Şayet ipli ise sökerek dikme işlemini yapıyoruz. İnce bir kitap ise daha pratik oluyor, yapıştırıcı kullanarak yapıyorum. Bazen kitap cildi için kanaviçe kullanırız. Bu çok sağlam olur. Gençlere bu işi öğretmek isterim. Biraz sabır gerektiren bir meslek ama alışınca çok kolay olduğunu anlarsınız ve vazgeçemezsiniz.”
1970’li yıllarda demir çelik fabrikalarında çalışmaya başladığını ifade eden Haşlaman, 27 yıl fabrikada görev yaptığını, emekliliğin ardından ise 20 yıl özel sektörde çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Ancak kitap ciltleme sanatından hiçbir zaman kopmadığını vurgulayan Haşlaman, bugün sahip olduğu tüm bilgi birikimini genç kuşaklara aktarmak istediğini dile getirdi.
Etkinliğe Geleneksel El Sanatları Bölümü öğrencilerinin yanı sıra Kültürel Miras Taşıyıcısı Hattat Niyazi Ünal, Dr. Öğr. Gör. Safranbolu ŞYD MYO El Sanatları Bölüm Başkanı Durmuş Gür, Öğr. Gör. Dilek Çelik, Arş. Gör. Ufuk Deveci de katıldı.
Katılımcılar, Sinan Haşlaman’ın bağışladığı tarihi ekipmanların gelecek nesillere aktarılacak önemli bir kültürel miras olduğunu ifade ederken, öğrenciler de ustadan birebir eğitim alma fırsatı bulmanın heyecanını yaşadı.

