Balıkçıların zorlu mesaisi - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ekim, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Balıkçıların zorlu mesaisi

1 Eylül itibariyle ‘Vira Bismillah’ diyerek denize açılan balıkçıların zorlu mesaisi sürüyor. 54 günlük mesaide Karadeniz sularında bol şekilde palamut avlayan balıkçılar hamsiden gelecek sevindirici haberi bekliyor.

7 gün 24 saat boyunca radarları açık bir şekilde denizlerde seyir eden fırtınada en yakın limana sığınıp fırtınanın dinmesi ile yeniden denize açılarak balığın peşinden giden denizcilerin zorlu mesaisi 54 gündür sürüyor. Avlanma sezonunda ailelerinden uzak 7.5 ay geçirecek olan balıkçılar omuz omuza çalışarak ağlara takılan balıkları teknenin güvertesine çekiyor. Artvin ile Zonguldak arasında avlanan gırgır teknelerin ağlarına takılan palamut avı balıkçıların yüzlerini güldürürken, ilk geceden itibaren ekmek parası kazanmak için teknelerden bir an olsun ayrılamayan balıkçılar karadan onlarca mil uzaklıkta balığın peşinden gidiyor.

Tekne sahibi Mustafa Şen, palamut sezonunun iyi geçtiğini belirterek “Vatandaşlar bol ve ucuz balık yiyor. Ama bize göre masraflarımız ağır olduğu için pek hoş değil. Karadeniz’de çok fazla balıkçı teknesi var. Bu yüzden fiyatlar düşük oluyor. Palamut iyi gidiyor ama hamsi için aynı umudu görmüyoruz. Ama deniz işi belli olmaz” dedi.

“Hamsi olur ama bol olmaz diye tahmin ediyoruz”

Ordu’nun Fatsa ilçesinden Trabzon’a gelen gırgır teknesinde balıkçılık yapan Eren Yurt ise “1 Eylül itibariyle ’Vira Bismillah’ dedik denize çıktık. Sezon idare eder ama masraflar ağır. Bu teknede 33 kişi çalışıyor. Bu sene palamut var ama para etmiyor. Buradan İstanbul’a nakliye 100 bin lira. Bize pastanın en sonu geliyor. Hamsi olur ama bol olmaz diye tahmin ediyoruz. Hamsinin olması için havaların soğuması gerekiyor. Denizin suyu halen daha sıcak. Mevsimler bu işi çok etkiliyor” diye konuştu.

“150 tekne içinde iğne iplik ararmış gibi balık arıyoruz”

Balıkçılardan Cengiz Yüksel ise balık sezonunun bu sene hareketli geçtiğini kaydederek “Balık çok olduğu için para etmiyor. Maliyetler ağır. Bu sezon pek para kazanamadık. Çok fazla balıkçı teknesi var. Trabzon ve Giresun arasında avlanıyoruz. 150’ye yakın tekne var. 150 tekne içinde iğne iplik ararmış gibi balık arıyoruz. Sezon aslında umduğumuz gibi geçmiyor. Hamsi için beklentimiz yok. Palamut hamsiyi yediği için pek fazla hamsicilik olacağı düşünülmüyor. Olursa sürpriz olacak. Ağlarımıza bazen hamsi geliyor ama bunun devamlılığı olur mu olmaz mı bunu kimse bilemez. 7 gün 24 saat mesaideyiz. Gece farklı gündüz farklı. Buradan en fazla Zonguldak’a kadar gittik. Ereğli’den geri döndük. Şimdilik balıkçılık Trabzon ve Zonguldak arasında gidip geliyor. Aralık’tan sonra hamsicilik başlıyor. Ama ne kadar olup olmayacağını merak ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin