Karabük Postası tarafından
28 Eylül, 2023 16:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Balık kafesleri yırtıldı, oltasını alan baraja koştu

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Karadere Barajı’nda yer alan balık kafeslerinden 8 tanesinin yırtılması neticesinde binlerce balık göle dağıldı. Haberi alan vatandaşlar ise balıkları yakalayabilmek için oltasını alıp barajın yolunu tuttu. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Karadere Çayı üzerinde sulama amacıyla 1998 yılında inşa edilen Karadere Barajı’nda Türk somonu üretimi yapan firmalardan birine ait kafeslerde yırtılma meydana geldi. Kafeslerden 8 tanesinin yırtılması neticesinde binlerce somon firar edince oltasını alan baraj gölüne koştu. Kastamonu’nun merkez ve Taşköprü ilçeleri başlat olmak üzere çevre ilçelerden de çok sayıda gelen olta balıkçıları, kilolarca yakaladıkları balıkları evlerine götürdü. Sabahın erken saatlerinde baraj gölünde balık avına çıkan olta balıkçıları, bu vesile ile yurt dışına ihraç edilen balığın tadına bakma imkanı da buldu. Rusya ve Japonya’ya ihraç ediliyor Karadere Barajı’nda su ürünleri yetiştiriciliğinin serbest bırakılması üzerine kurulan tesislerde Türk somonu üretimi ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Türk somonu, başta Rusya ve Japonya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine de ihraç ediliyor. “Balık tesislerindeki ağların patlaması sonucu baraj alabalıkla doldu” İstanbul’dan emekli olduktan sonra Taşköprü ilçesine yerleştiğini ve Karadere Barajı’na da balık tutmaya geldiğini ifade eden Hakkı Altunlu, “Balık tesislerindeki ağların patladığını söylüyorlar. Bizlerinde sonradan haberi oldu. İki gündür falan burada barajda balık tutuyoruz. Balığın tadı lezzetli, bir de balık tutmanın zevki de çok farklı. Bakın şu anda balık oltaya geldi, çekiyorum. Gelen alabalık. Alabalık tesisi var burada, ağlardan patlayınca sürekli alabalık geliyor oltaya” dedi. “Alabalık ağlardan kaçtığı için daha çok alabalık ve somon tutuyoruz” Kastamonu’dan balık tutmaya geldiğini belirten Birol Çığlıoğlu ise, “Tesislerin balık ağları patlamış diye duyduk, biz de haber alınca geldik buraya, bir hayli balık da tuttuk. Daha öncesinden de geliyorduk buraya fakat çok fazla tutamıyorduk, ancak 3-5 tane tutabiliyorduk. Hava aydınlanırken sabah geldik, bayağı da balık tuttuk. Nasibimizi aldık, az sonra da gideceğiz. Barajın içerisinde kafesler var, herhalde o kafesler patlamış ya da yırtılmış. Nasıl oldu tam olarak bilemiyorum ama balıklar hep kaçmış. Daha önce buradan kime olmazdı, belki 3-5 kişiyi ancak bulabilirdiniz. Fakat şimdi herkes geliyor, dolmuş durumda. Küçük olanları salıyoruz, belli bir boyut altında olanları. Zaten bayağı bir balık tutuyoruz, oltaya geliyor. Sazan var, alabalık kaçtığı için daha çok alabalık geliyor, somon geliyor” diye konuştu. “Barajda daha çok alabalık tutuyoruz” Taşköprü ilçesinden baraja balık tutmaya gelen Mehmet Acar da, “Barajda bulunan tesislerdeki ağların patlaması sonucu bizler de nasibimiz neyse alalım dedik. Barajda balık tutma yasağı da gelmek üzere. Şimdilik güzel, balık da tutuyoruz. Herkes nasibini almak üzere baraja balık tutmaya gelmiş. Barajda alabalık tutuyoruz şu anda, sazan da var, somon da var. Bugün bereketli bir gün geçiriyoruz. Nasibimiz ne ise onu tutacağız, barajdaki tesislerdeki ağların patlaması sebebiyle barajda balık yaylımı olmuş, duyan baraja balık tutmaya geliyor” şeklinde konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.