Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’ın (BAKKA) ‘Sanayi ve Çevre Altyapısı Mali Destek Programı’ bilgilendirme ve eğitim toplantıları Karabük’te devam etti.
BAKKA tarafından 18 Ekim 2019 tarihinde ilan edilen 2020 Yılı “Sanayi ve Çevre Altyapısı Mali Destek Programı” bilgilendirme ve eğitim toplantıları Karabük İl Özel İdaresi Meclis Salonunda devam etti. Toplantıda Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı program yönetim birimi ile izleme, değerlendirme ve raporlama birimi personeli tarafından destek programları tanıtıldI. Ayrıca projelerin hazırlık ve uygulama aşamalarında dikkat edilmesi gereken hususlar da toplantıda açıklandı.
Bilgilendirme toplantısının ardından öğleden sonra eğitim oturumu düzenlendi. Eğitim kapsamında projelerin kurgulanması, mantıksal çerçeve matrisi, bütçe planlaması, faaliyet planı oluşturma, destekleyici belgeler, Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS), başvuru aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlara yönelik örnekler üzerinden bilgilendirmeler yapıldı.
Sanayi ve Çevre Altyapısı Mali Destek Programı kapsamında Zonguldak, Karabük ve Bartın illerinde iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla 20 Milyon TL bütçe ayrıldığı ve proje başına 500 Bin TL ile 2.5 Milyon TL hibe verilebileceği ifade edildi. Proje teklif çağrısına çevrimiçi başvuruların 13 Ocak 2020 saat 23.59’da, taahhütname tesliminin ise 16 Ocak 2020 saat 18.00’da sona ereceği bildirildi.
Toplantıda başvuru aşamasında matbu evrak talep edilmediği, KAYS sistemine e-devlet ile giriş yapılıp elektronik imza kullanılabileceği, elektronik imza kullanmayan kurum/kuruluşların başvurularının çevrimiçi tamamladıktan sonra yalnızca taahhütnamelerini ıslak imzalı Karabük Yatırım Destek Ofisi veya BAKKA Zonguldak Hizmet Merkezine 16 Ocak 18.00 öncesinde ulaştırabilecekleri açıklandı. Bilgilendirme ve eğitim toplantılarının 25 Ekim’de Zonguldak, 30 Ekim’de Amasra, 31 Ekim’de Safranbolu ve 1 Kasım’da Kdz. Ereğli’de tekrarlanacağı, akabinde Kasım ve Aralık aylarında Zonguldak, Karabük ve Bartın il merkezlerinde 5 gün süreli ücretsiz uygulamalı proje döngüsü yönetimi eğitimleri düzenleneceği ve programlara ilişkin ayrıntılı bilgilerin Ajans internet sitesinde yer aldığı, 90 günlük çağrı süresince yatırım destek ofisleri ve program yönetim birimi uzmanları tarafından teknik yardım hizmeti verileceği hatırlatıldı.


BAKKA’nın bilgilendirme toplantısı Karabük’te devam etti
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


