Reklam
Reklam
TEMMUZ jpg
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
26 Temmuz, 2024 10:09 tarihinde yayınlandı
0

BAKKA Temmuz Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı Bartın’da Gerçekleştirildi

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA), 2024 yılı Temmuz ayı Yönetim Kurulu Toplantısı Bartın’da düzenlendi. Toplantıya, BAKKA Yönetim Kurulu Başkanı Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli, Bartın İl Genel Meclisi Başkanı Turhan Kalaycı, Karabük İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir, Bartın TSO Başkanı Halil Balık, Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz, Ajans Genel Sekreteri Dr. Lutfi Altunsu ve Ajans personeli katıldı.

Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Karabük Valisi Mustafa Yavuz’un gündeme dair bilgilendirme yapmasıyla başladı.

Ardından, Ajans Genel Sekreteri Lutfi Altunsu, önceki dönemlerde yapılan çalışmalar, devam eden projeler ve faaliyetler ile gelecek aylarda planlanan çalışmalar hakkında bir sunum yaptı. Bu sunumda devam eden SOGEP ve BAKAP Programları ile yeni bir program olan SOGEP Anadoludakiler hakkında bilgilendirme yapıldı.

Toplantının gündem maddeleri arasında yer alan 2024 Çalışma Programı ve bütçe revizyonu ile 2025 yılı Çalışma Programı ve bütçe hazırlıkları görüşüldü. Toplantı sonunda, Yönetim Kurulu üyeleri, emekliliğe ayrılan Ajans Genel Sekreteri Lutfi Altunsu’ya hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin