Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2024 20:12 tarihinde yayınlandı
0

Bakımsız dişler genel sağlığı etkiliyor

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görevli Diş Hekimi Jale Demir, asitli ve şekerli gıdaların, ağız hijyeninin ihmal edilmesinin; ağızda bakteri plağı oluşturduğunu, oluşan bakteri plağının da ağızda biriken karbonhidratlarla birleşerek asit saldırısına sebebiyet verdiğini ifade etti.

Sağlıklı ağız ve dişlerin sağlıklı bir yaşamın anahtarı olduğunu belirten Diş Hekimi Jale Demir, “Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın önemli bir parçasıdır ve genel sağlıkla doğrudan ilişkilidir. Ağız, sindirim sisteminin başladığı bölgedir ve sağlıklı dişlerin yiyecekleri; ısırma, parçalama ve çiğneme gibi fonksiyonların yanı sıra; konuşma, güzel bir gülüş, ağız dokularını koruma ve iyi bir beslenme sağlama gibi önemli görevleri vardır. Dolayısıyla sağlıklı ağız ve dişler aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır” diyerek, ağız ve diş sağlığının, genel sağlık üzerindeki önemine vurgu yaptı.

“Ağız hijyeni ihmal edilmemeli”

Diş hekimlerinin mücadele ettiği en önemli sorunların, diş çürükleri ve diş eti enfeksiyonları olduğunun altını çizen Jale Demir, asitli ve şekerli gıdaların, ağız hijyeninin ihmal edilmesinin; ağızda bakteri plağı oluşturduğunu, oluşan bakteri plağının da ağızda biriken karbonhidratlarla birleşerek asit saldırısına sebebiyet verdiğini ifade etti. Asit saldırısına uğrayan dişlerin çürüdüğünü ve enfeksiyon oluşturduğunu söyleyen Diş Hekimi Demir, tüm bunlara diş eti enfeksiyonunun da eklenebileceğini, bu durumda dişlerin konservatif veya kanal tedavisi ile tedavi edilmesi ve dolgu yapılması gerektiğini vurguladı.

“Diğer sağlık sistemlerini de bozabilir”

Zamanında tedavi edilmezse; ağrı, enfeksiyon, ağız kokusu ve diş kaybı olacağını söyleyen Diş Hekimi Jale Demir, “Ağız ve dişlerde gelişen enfeksiyonlar kalp hastalıkları, tonsilit gibi boğaz enfeksiyonları, diyabet ve diğer sistemik sağlık sorunları riskini artırabilir. Bu nedenlerle düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolü koruyucudur ve tedavi bakımından önemlidir. Diş macunu seçimi de önemlidir ve mutlaka florür içeren diş macunları tercih edilmelidir, florür diş sağlığı için önemlidir, dişi reminarilize ederek çürüğe karşı güçlendirir, asit saldırılarına karşı korur ve çürüğe karşı daha dayanıklı hale getirir” dedi.

“Özgüveni etkiliyor”

Sağlıklı ağız ve dişlerin insanın kendisine olan özgüvenini de geliştirdiğinin altını çizen Jale Demir, “Güzel bir gülümseme, konuşma, iletişim yeteneğini ve sosyal ilişkileri güçlendirir. Tüm bu faydaları sağlayabilmek adına diş kliniğimizde konservatif tedavi amaçlı olarak; ışınlı kompozit dolgu tedavisi ve detertraj (diş taşı temizliği), estetik amaçlı diş beyazlatma uygulaması ve botox enjeksiyon tedavisi yapılmaktadır. Diş hekimliğinde botulinum toksin (botox) enjeksiyonu tedavisi çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır, TME Disfonksiyonu (Temporomandibular Eklem), alt çene eklem fonksiyon bozuklarına bağlı çiğneme kaslarında oluşan ağrı ve spazm için, bruksizm (diş sıkma, gıcırdatma) ve gingival gülümseme (gummy smile) için, çiğneme kasları, ağız ve yanak kaslarının rehabilite edilmesi gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Sağlıklı dişler ve güzel gülüşler dilerim. Gülümsemenin gücüne inanın çünkü güzel bir gülümseme dünyayı değiştirebilir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görevli Diş Hekimi Jale Demir, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GTT) Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde hasta kabulüne başladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yegitek genel muduru canli yapay zeka ogretmenlerin yerini almayacak ama rolleri degisecek cr9zhZW5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: “Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Genel Müdürü Mustafa Canlı, yapay zekanın dünyada ve Türkiye’de öğretmenlerin yerini almayacağını fakat öğretmenlerin rolünün rehberliğe doğru evrileceğini belirterek, “Bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik ve bir kaç tanesini öğretmelerimize önümüzdeki aylarda açacağız” dedi.

Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Eğitimde Dijital Dönüşüm ve Gelecek Dijital Yetkinlik” çalıştayı düzenlendi. KUZKA Konferans Salonundaki çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayın bu konuyla ilişkili olduğunu anlattı.

Eğitim tüm dünyada dönüşürken Türkiye’nin bunun en yakın takipçilerinden olduğunu kaydeden Canlı, “Bizim lise çağındaki çocuklarımızın bir kısmı liseyi bırakıyor, yüksek öğretime kayıtlar azaldı. Artık dünya genelinde bir diplomanın bir işe, bir mesleğe, bir gelire eşit olmadığı bir dönemdeyiz. Kişiler burada bireysel gelişimleri için her tür konuyu, kapıyı zorluyor” dedi.

Merkezi eğitim sisteminin çok önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Canlı, “Bütün okullar merkeze bağlı. Bütün öğretmenlerimiz merkezi platformları kullanabiliyor. Bütün teknolojiler merkezden sağlanıyor. Bunu biz Türkiye’de çok ağır hissetmedik ama dünyaya gittiğimizde anlattığımızda öyle bir başarı hikayesi oluyor. Pandemide bizimle beraber tüm dünyada okullar kapandı. Biz, 2 ay içerisinde EBA’dan canlı ders kabiliyetini geliştirdik. Günde 3 milyon canlı ders sunum kapasitesine çıktık. TRT’de 3 kanal açtık. Günde 24 saat yayın akışında öğretmenlerimiz ders işleme videolarını stüdyolarda çekip yayınlamaya başladı. İşin doğrusu pandemi sürecinde öğrenme kayıpları en az olan bir kaç ülke arasındayız. Çünkü diğer ülkelerde okullar belediyeye, valiliğe, eyalete bağlı. Müfredatları farklı, alt yapıları yok. Öğretmenlerin kullanacağı dijital araçlara yönelik merkezi bir öğretim alt yapı sistemleri yok, veri tabanları yok. Hepsi farklı teknoloji kullanıyor. Pandemi dönemini dünyada öncü olarak götürdük. Burada dijital teknolojileri, eğitimde etkin, faydalı kullanılabildiğini de daha net görmüş olduk” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Yapay zekanın eğitimde kullanımına değinen Canlı, “Biz de bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik, geliştiriyoruz ve önümüzdeki aylarda öğretmenlerimize bir kaç tanesini duyuracağız, açacağız ve kullanımına vereceğiz. Ama yapay zeka ile ilgili en temel tartışma öğretmenin yerini alacak mı, sorusu. Dünyada da Türkiye’de de herkes diyor ki ‘hayır’ ama öğretmenin rolü bir rehber rolüne doğru evrilecek. Öğrencinin, öğrenme sürecinin bireyselleşebildiği bir alanda öğretmenin rolü, öğrencinin o teknolojiyi, o araçları doğru, etik bir şekilde kullanması, risklerini bilmesi, oradan gelen sonuçları eleştirel yaklaşabilmesi, oradan aldığı bilgilerle sadece bir işin gerçekleştirmesi değil, orada zihinsel tembelleşme sürecine engel olarak bu araçları öğrenme süreçlerinde etkin ve doğru bir şekilde kullanabilmesidir. Öğretmenlerimizin bu becerileri kazanabilmesi için bizim iki senedir yürüttüğümüz ve geçen hafta kapanış konferansını yaptığımız Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi. Biz, ilk olarak dijital öğretmen yeterliklerini belirledik. Şimdi yetkinlik dediğimizde bu tür beceri çerçevelerinde Türkiye’de genel bir kullanımımız var. Üç kademeye ayırıyoruz. Farkındalık, işlevsellik, eylemsellik. Örneğin böyle bir şeyin olduğunu biliyor ve bunu aktif kullanıyor ya da bunu kullanıyor ama artık bununla katma değerini üretiyor. Bunu diğer araçlarla birleştiriyor ve öğrenme süreçlerine entegre ediyor. Bununla ilgili ayrıca üretim yapabiliyor. Şimdi dijital yetkinlik çerçevesinde biz, öğretmenlerimizin on temel başlıkta dijital yetkinlik çerçevesini tanımladık. Bu çerçeveye yönelik eğitim içerikleri hazırlandı. Biz, 10 yetkinlik başlığına dair farkındalık ve işlevsellik düzeyinde hem çevrim içi etkileşim ve öğretim içerikleri hazırladık hem de bunlara yönelik uygulama rehberleri, kılavuzları ve buradaki dijital araçlara yönelik örnek materyaller hazırladık. Buradaki öğretmenlerimizin hemen hemen hepsi Kasım ayında ara tatil seminer döneminde hazırlık 1. ve 2. modülü aldı. Bu, öğretmen eğitiminde ciddi bir dönüşümün ilk adımıydı. Daha önce de etkileşim içerik hazırladık ama bu kapsamda bir öğretmen eğitim dijital içeriğini için öğretmenler tarafında mevcut durum tespitini yapan bir ön değerlendirme modülüyle süreç boyunca pek çok 380 parametreyle o öğrenme etkinliğini sizler yaparken sizin öğrenme sürecinizi takip ettiğimiz bir veri analiziyle ve öğrenme sürecinin sonunda bu eğitimin gerçekten alınıp da bir beceriye dönüştüğünü ölçtüğümüz bir portföy değerlendirmesiyle, bir proje değerlendirmesiyle ve bu proje değerlendirmesinin bizim geliştirdiğimiz, eğittiğimiz öğretmenlerimiz eliyle yapılmasıyla Türkiye’de aslında alanında ilk bir dijital öğretmen eğitim içeriğini hazırladık ve sunduk. 940 bin öğretmenimiz o seminer döneminde bu eğitimi aldı” ifadelerini kullandı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, dijitalleşmenin eğitimde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilgiye ulaşan değil yöneten, teknolojiyi kullanan değil üretenlerin başta olduğu ve toplumları yönlendirdiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Bizlerde istiyoruz ki bu değişim ve dönüşüm içerisinde geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu değişim ve dönüşüme ayak uydurarak ülkemizin Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerini, ideallerini, hayallerini gerçekleştirmesini istiyoruz. Onun için sadece bilgiye ulaşan değil, sadece ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten bireyler yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ebru Karayel Çınar ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretimi Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir, sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalıştayda konunun uzmanlarınca eğitimde dijital dönüşüm ve gelecek teması, Türkiye yüzyılı maarif modelinin öngördüğü sistem okuryazarlığı yaklaşımı, 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi ve eğitimde güçlü bir dijital ekosistemin oluşturulması konuları ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin