Reklam
Reklam

Bakan Uraloğlu Sözünü Unuttu mu?

BAAA
Asuman Doğan tarafından
02 Mart, 2025 14:16 tarihinde yayınlandı
0

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden önce Karabük’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, KARDEMİR Kavşağı ile ilgili açıklamalarda bulunmuş ve kavşakta ufak tefek düzenlemeler yapılacağını belirtmişti. Ancak üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kavşakta herhangi bir düzenleme yapılmaması, vatandaşların tepkisini çekiyor.

Karabük’ün en önemli ulaşım noktalarından biri olan Kardemir Kavşağı, bir yıldır çözüme kavuşmayan sorunlarıyla gündemde kalmaya devam ediyor. 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Karabük’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kavşakta bazı düzenlemeler yapılacağını açıklamıştı. Ancak bir yıl geçmesine rağmen herhangi bir çalışma yapılmaması, vatandaşların tepkisini artırdı.

Seçim Öncesi Verilen Sözler Tutulmadı

Bakan Uraloğlu, yerel seçimler öncesinde AK Parti Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek vermek amacıyla gerçekleştirdiği Karabük ziyareti sırasında, Kardemir Kavşağı ile ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştu. Uraloğlu, kavşakta yapılan çalışmaların sürücülerin kullanımını zorlaştırmadığını ve ek olarak küçük çaplı düzenlemelerle mevcut sorunların giderileceğini belirtmişti.

O dönem yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Hafta sonu kara yollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Gerek dronlarla beraber, oradaki sirkülasyonu izlediler. Sürücü davranışlarına baktılar. O anlamda orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Onları da hayata geçirdikten sonra, bu kavşak inşallah, Allah razı olsun, bak buraya köprüler koyulmadan, büyük köprüler koyulmadan çözüldü lafını biz Karabük’ten duyacağız.”

Ancak Uraloğlu’nun Karabük ziyaretinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Kardemir Kavşağı’nda herhangi bir düzenleme yapılmadı. Bu durum, seçim öncesi verilen sözlerin yerine getirilmediği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.

Vatandaşlar Tepkili: “Bu Kavşak Trafiği Daha da Karmaşık Hale Getirdi”

Karabük’ün en önemli ulaşım noktalarından biri olan Kardemir Kavşağı, sürücüler için büyük bir sorun oluşturmaya devam ediyor. Kavşak düzenlemesi sonrasında sürücülerin yolları karıştırdığı, giriş-çıkışlarda hatalar yaptığı ve ufak çaplı kazaların yaşandığı belirtiliyor. Vatandaşlar, kavşakta yapılan düzenlemenin beklentileri karşılamadığını ve mevcut karmaşanın giderilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Karabüklü bazı vatandaşlar konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Kardemir Kavşağı yapıldı, ancak yapılan proje sürücülerin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramadı. Karabük’ün girişi çıkışı adeta Arapsaçına döndü. Sürücüler bu kavşağa halen daha alışamadığı için giriş-çıkışları karıştırıyor, hatta ufak kazalar meydana geliyor. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu bu kavşakta ufak tefek düzenlemeler yapılacağını söylemişti. Aradan aylar geçmesine rağmen kavşakta herhangi bir düzenleme yapılmadı. Ya Bakan talimat vermedi ya da Bakan’ın sözü tutulmuyor. Burada gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor.”

Bakanlık Neden Hareket Geçmiyor?

Kardemir Kavşağı ile ilgili yapılan eleştirilerin artmasına rağmen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan henüz somut bir adım atılmış değil. Bölgedeki gözlemler ve vatandaşların şikâyetleri, kavşakta ciddi bir düzenleme ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün konuya dair bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu. Karabük halkı, seçim öncesinde verilen sözlerin yerine getirilmesini ve kavşaktaki sorunların bir an önce çözülmesini bekliyor.

Yetkililerin konuyla ilgili nasıl bir adım atacağı ve Kardemir Kavşağı’nda beklenen düzenlemelerin ne zaman gerçekleştirileceği ise şu an için belirsizliğini koruyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin