karabuk
İmsak 05:45
Güneş 07:10
Öğle 13:06
İkindi 16:17
Akşam 18:52
Yatsı 20:11
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ekim, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Bakan Tunç, TUSAŞ saldırısının 8 savcı tarafından soruşturulduğunu bildirdi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TUSAŞ saldırısının tüm yönleriyle aydınlatılabilmesi için 8 savcı tarafından soruşturulduğunu açıkladı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’ın Ulus ilçesine gelerek AK Parti’nin 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Bakan Tunç, 23 Ekim Çarşamba günü, Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş’ye yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını hatırlatarak, "Bu terör saldırısında dört TUSAŞ çalışanımız ve bir vatandaşımız olmak üzere 5 vatandaşımızı şehit verdik. 22 vatandaşımız ve TUSAŞ çalışanımız yaralandı. Mekanları cennet olsun. Ailelerine sabır diliyorum. Milletimize başsağlığı diliyorum. 22 yaralı TUSAŞ çalışanının 6’sının hastanede tedavileri devam ediyor. 16’sı taburcu oldu. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum" dedi.

"Saldırı, hazmedemeyenlerin göstergesi"
TUSAŞ saldırısının, Türkiye’nin uzay ve havacılık sanayisinde geldiği noktayı hazmedemeyenlerin göstergesi olduğunu vurgulayan Tunç, "Tabii bu saldırı sadece TUSAŞ’a yapılmış bir saldırı değil. Bu saldırı topyekun milletimizin birlik beraberliğine yapılmış bir saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yapılmış bir saldırı. Bu saldırı milletimizin huzur ve güvenliğine yapılmış bir saldırı. Bu saldırı Türkiye’nin uzay ve havacılık ve savunma sanayinde öncü kuruluşu olan, çok stratejik bir kuruluşu olan bir merkeze yapılan bir saldırı ve Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına yönelik bir saldırı. Bu saldırı Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı hazmedemeyenlerin bir göstergesi. Bizler bu saldırıyı gerçekleştirenleri lanetliyoruz. Terörün her türlüsüyle kökü kazınıncaya kadar mücadele edeceğiz. Birlik ve beraberliğimizi bozdurmayacağız. İç cephemizi daha da tahkim ederek terörle mücadeledeki kararlılığımızı sürdüreceğiz. Terör insanlık düşmanıdır. Terör, hukuka saldırıdır. Terör insan haklarına saldırıdır. O terör ve o maşaları tutan ellerle de mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Neredeyse 50 yıla yakın zamandır PKK terör örgütüyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Güneyimizde, Suriye’nin güneyinde bir terör devleti kurmak için çabalayan küresel güçlere karşı koyduk. Orada bir terör devleti kurulmaması için mücadelemizi sürdürdük ve bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozdurmayacağız" ifadelerini kullandı.

8 savcı soruşturma yürütüyor
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, saldırının tüm yönleriyle ortaya çıkması amacıyla 8 savcının soruşturma için görevlendirildiğini söyledi. Saldırının arka planı ve teröristlerin tüm irtibatlarının ortaya çıkarılması için soruşturma yürütüldüğünü de belirten Tunç, "TUSAŞ’a saldıran, hain teröristlerle ilgili olarak adli soruşturma başlatıldı. Hemen ilk andan itibaren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız, bir başsavcı vekilinin koordinasyonunda 8 Cumhuriyet Savcımız teröristlerin arka planını, irtibatlarını geriye doğru araştırmaya devam ediyorlar. Ve ortaya çıkaracaklar. Adli makamlarımız, güvenlik güçlerimiz, kolluk teşkilatımız el birliğiyle beraber bu hain terör örgütünün arka planını, bu teröristlerin arkasındaki maşaları da ortaya çıkararak, yargının önüne koyacaklar. Bunda hiç şüpheniz olmasın. Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozdurmadan yola devam edeceğiz inşallah. Ülkemizin gelişmesinin, kalkınmasının önündeki bütün engelleri ortadan kaldırmak için, özellikle bu terör örgütünü taşeron olarak kullananlarla da mücadelemizi sürdüreceğiz ve milletimizin huzurunu bozmaya çaba gösteren bütün şer şebekelerini yok edinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek" diye konuştu.

Yeni anayasa çalışmaları
Bakan Tunç, devam eden yeni anayasa çalışmaları hakkında ise, "Anayasamızı daha demokratik hale getirmenin gayreti içerisinde olduk. Bu elbette yeterli değil, hedefimiz Türkiye Yüzyılı’na başlarken, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendireceğiz. Herkesin, her kesimin, her düşüncenin, içerisinde kendisini bulduğu, temel hak ve özgürlüklerini daha da tahkim eden, demokratik hukuk devleti niteliğini daha da güçlendiren, yeni, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa ile yolumuza devam etmek istiyoruz. Yeni dönemde parlamentomuzda, bu uzlaşma gerçekleştiğinde inşallah Türkiye’nin önü daha aydınlık olacak, daha da açılacak. Ülkenin önünü kesmek isteyenler fırsat bulamayacak. Darbeci, vesayetçi anlayış, bir daha zinhar, fırsat bulamayacak. Hep beraber, birlik ve beraberlik içerisinde, milletimize olan bu borcu, iktidarıyla muhalefetiyle, bütün siyasi partileriyle birlikte yerine getirmenin gayreti içerisinde olmalıyız" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
dqdqqd
Avatarı
Peri Dilbaz
06 Mart, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Haber Değil, Travma. Savaş Görüntülerinin İnsan Ruhuna Etkisi

Son dönemlerde art arda maruz kaldığımız savaş görüntüleri yalnızca haber değeri taşıyan görüntüler değildir, aynı zamanda insan psikolojisini derinden etkileyen güçlü uyaranlardır. Özellikle sosyal medya ve 24 saat açık haber akışı sayesinde savaş artık yalnızca yaşandığı coğrafyanın değil, tüm dünyanın zihninde ve duygularında yaşanan bir deneyime dönüşmektedir.

İnsan beyni tehdit içeren görüntülere karşı biyolojik olarak hassastır. Patlamalar, yaralanmalar, ağlayan çocuklar ya da yıkılmış şehirler gibi sahneler beynin “tehlike algısı” ile ilişkili bölgelerini harekete geçirir. Bu durum kişide doğrudan o olayın içinde olmasa bile kaygı, korku ve çaresizlik duygularını tetikleyebilir. Sürekli tekrar eden bu görüntüler ise zamanla ikincil travma olarak adlandırılan bir duruma yol açabilir. Yani kişi savaşın mağduru olmadan da travmatik belirtiler yaşayabilir.

Özellikle çocuklar ve ergenler bu görüntülerden yetişkinlere kıyasla daha fazla etkilenir. Çünkü henüz gelişim sürecindeki zihinleri, gerçek ile temsil edilen görüntüyü ayırt etmekte zorlanabilir. Sürekli savaş görüntülerine maruz kalan çocuklarda uyku sorunları, korkuların artması, geleceğe dair güvensizlik ve dünyayı tehlikeli bir yer olarak algılama gibi sonuçlar görülebilir.

Yetişkinlerde ise farklı bir psikolojik süreç ortaya çıkabilir. Bazı kişiler yoğun empati ve üzüntü yaşarken, bazıları zamanla duygusal uyuşma geliştirebilir. Sürekli maruz kalma, zihnin kendini koruma mekanizması olarak duyarsızlaşmasına neden olabilir. Bu durum bir yandan bireyi psikolojik olarak korurken, diğer yandan toplumsal duyarlılığın azalmasına da yol açabilir.

Bu nedenle psikolojik açıdan sağlıklı bir denge kurmak önemlidir. Haber almak elbette gereklidir; ancak sürekli ve kontrolsüz biçimde savaş görüntülerine maruz kalmak ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar özellikle görüntü içerikli haber tüketimini sınırlamayı, güvenilir kaynaklardan kısa süreli bilgi almayı ve günün geri kalanında zihni besleyen faaliyetlere yönelmeyi önerir.

Savaşın en ağır yükünü cephedeki insanlar taşır; fakat ekranlarımız aracılığıyla bizler de bu yükün psikolojik yankılarını hissederiz. Bu nedenle bireysel ruh sağlığımızı korumak, aynı zamanda empatiyi ve insanlığımızı canlı tutabilmek için medya tüketimimizi bilinçli yönetmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.