Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Kasım, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0

Bakan Kacır: “Türkiye yörüngeler arası uydu transferleri yapabilen uzay araçları geliştirecek”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Hibrit roket motorunu eğer uzayda ateşlemeyi başarırsak, Türkiye yörüngeler arası uydu transferleri yapabilen uzay araçları geliştirecek” dedi.

Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Tokat’a gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve ilk Türk Anstronot Alper Gezeravcı, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen “Gençlik Buluşması” programına katıldı.

“Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk”

Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu ifade ederek, “Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Bütün bunlar kendi insan kaynağımızın beşeri sermayemizin ortaya koyduğu eserler. Sizler gibi inanmış sizler gibi adanmış sizler gibi ülkesini seven sizler gibi insanlığa hizmet etme iddiasına sahip gencecik insanların ortaya koyduğu başarı hikayelerinden söz ediyoruz. Tabi İMECE uydusu dediğimizde yaklaşık 600 kilometrede görev yapan ve yaklaşık 600 kilogramlık bir uydudan bahsediyoruz. TÜRSAT 6A dediğimizde 36 bin kilometre yörüngede görev yapan ve 4 bin 250 kilogramlık çok daha karmaşık, çok daha sofistike bir sistemden söz ediyoruz. Hedeflerimiz çok daha ilerde. İnşallah yine kendi mühendislerimizin geliştirdiği Hibrit Roket Motorunu ateşleyerek önümüzdeki dönemde kendi ürettiğimiz uzay aracıyla Ay’a erişeceğiz. Evlatlarımız, mühendislerimiz, araştırmacılarımız, bilim insanlarımız bu başarıyı da Türk milletine armağan edecekler ve bütün bu kazanımlar Türkiye’nin hem stratejik kabiliyetlerini yükseltmesine vesile olacak hem ekonomik değerleriyle kalkınmamızı hızlandıracak” dedi.

“Küresel uzay ekonomisinden çok daha fazla pay almayı amaçlıyoruz”

Küresel uzay ekonomisinden çok daha fazla pay almayı amaçladıklarına değinen Kacır, “Hibrit roket motorunu eğer uzayda ateşlemeyi başarırsak, Türkiye yörüngeler arası uydu transferleri yapabilen uzay araçları geliştirecek. Uzayda artık çok daha fazla uydu var. 10 yıl önce uzaya yılda 100-150 uydu gönderiliyordu. Şimdi yılda 2 bin 2 bin 500 uydu uzaya gönderiliyor. Uzaya erişim fırlatılan roketlerin birinci kademelerinin geri kazanılması sayesinde çok daha maliyet etkin hale geldi ve çok daha farklı fonksiyonlar icra edebilen uydular kullanıyor artık insanlar. Dolayısıyla çok fazla uydunun gönderildiği uzayda yörüngeler arası transfer yapma kabiliyeti bizim için yeni ekonomik fırsatlar anlamına da gelecek. Uzay ekonomisine yılda 600 milyar dolar harcanıyor, dünyada 600 milyar dolar. Bunun hızla bir trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Türkiye olarak bütün bu kabiliyetlerimize önümüzdeki dönemde küresel uzay ekonomisinden çok daha fazla pay almayı amaçlıyoruz. Bütün bunları yapabilecek imkana kabiliyete ve özgüven sahibiz” diye konuştu.

Öte yandan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’da katılımcılara uzaydaki deneyimlerini anlattı. Programın ardından Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Bakan Kacır’a hediye takdim etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin