Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ağustos, 2023 20:48 tarihinde yayınlandı
0

Bakan Göktaş: “2 binden fazla kreşte 55 binden fazla çocuğumuz hizmet almakta”

Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bakanlığımızca kontrolü yapılan 2 binden fazla kreşte 55 binden fazla çocuğumuz hizmet almakta” dedi.

Amasya’nın Merzifon ilçesinde Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi bünyesinde oluşturulacak Selahattin-İlkay Latife Kreş ve Gündüz Bakımevi temel atma merasimine katılan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Çocuklarımızın en güzel imkanlarda aile bütünlüğünü önceleyerek, geleceğe hazırlanması ülkemize ve bütün insanlığa karşı misyonumuz. Pek çok ülkeyi gerilerde bırakan bir çocuk nüfusuna sahip olduğumuz düşünüldüğünde bugün burada geleceğimizin temellerini attığımız net bir biçimde anlaşılacaktır” diye konuştu.

Çocukların sağlıklı, toplumsal ve duygusal taraftan güçlü, her türlü tehlikeden uzak, sorun çözme yeteneği yüksek ve üretken birer yetişkin olmaları toplumsal kalkınmanın da son derece değeri bir kesimi olduğunu vurgulayan Bakan Özdemir Göktaş, “Bizler Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığı olarak tüm çalışma arkadaşlarımızla çocuklarımız için yeni projeler geliştirip hayata geçiriyoruz. Bakanlığımızca kontrolü yapılan 2 binden fazla kreşte 55 binden fazla çocuğumuz hizmet almakta. Tüm çocuklarımızın kreş hizmetinden eşit biçimde yararlanması, fırsat eşitliğinin sağlanması için kreş hizmetlerinde son derece hassas davranıyoruz. Örneğin şehit ve gazi çocuklarının ekonomik durumuna bakılmaksızın kreş hizmetinden fiyatsız yararlanmasını sağlıyoruz” formunda konuştu.

Törene, Amasya Valisi Yılmaz Doruk, AK Parti Amasya milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ile öteki yetkililer de katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
uzmanindan uyari 3 aydan uzun suren bel agrisina dikkat r9Wz2sUs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”

Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.

“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”

Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.

“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”

Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin