Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali inşaatında incelemelerde bulundu.
İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, “Burası dış hatlar gidiş ve geliş terminaliydi. Hemen arkamda geliş terminalini bitirerek hizmete açmıştık. Şimdi burayı gidiş terminali olarak projelendiriyoruz. İnşallah arkadaşlardan aldığımız bilgi 15 Nisan’a kadar bitirilmesi noktasında. Biz de bitirilebileceğini düşünüyoruz ve turizm sezonuna inşallah havalimanımızın dış hatları gidişini de hazır hale getirmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Trabzon’a Raylı Sistem Projesi ile ilgili soruya ise Bakan Uraloğlu, “Trabzon’un raylı sistem projesi ile ilgili ihalesini yaptık, aşağı yukarı yer teslim aşamasındayız. Onun öncesinde de gerek büyükşehir belediyesi gerek bakanlığımız sahada birçok incelemeyi de yaptı. Yani bir altlığımız var. O anlamda bir sıkıntı yok; proje kendi takviminde devam edecek. Şimdi tabii burada Karadeniz’de durup da sırtınızı denize verip baktınız mı, o baktığınız vadi, en doğru vadidir. Onun için burada şunu mutlaka beraberce konuşmamız ve böylece yol almamız gerekir. Özellikle Doğu Karadeniz’i dikkate aldığımızda burasının bölgesel gelişmesi bizim için kıymetlidir. Yani tek noktaya odaklanıp da sadece mikro anlamda değerlendirirsek asla doğru yapmayız. O zaman biz Adil bakanımızın da başlatmış olduğu Samsun’dan Sarp’a kadar yani Ordu’yu da Giresun’u da Rize’yi de Artvin’in sahil kesimini de zaten Trabzon içerisinde olacak ve buradaki bütün nüfus potansiyelini de kapsayacak olan sadece yük değil aynı zamanda yolcu taşımacılığında hizmet edecek olan bir proje başlattı. Bu devam ediyor gündemimizde. Ama diğer taraftan Kuzey Güney aksında olan elbette projelerimiz de var ama dediğim gibi bunları bir polemik haline getirmemek lazım. Bunları bir birlikteliğin sağlanması ile vesile kılmamız lazım. Biz bu sahilden geçecek olan güzergahın kesinlikle doğru olduğunu düşünüyoruz ve proje çalışmalarını da başladık” ifadelerini kullandı.


Bakan Abdülkadir Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’nda incelemelerde bulundu
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

