Ordu’da bir şahsın bahçesinde yaralı olarak bularak tedavi ettiği yavru sincap, en yakın arkadaş oldu.
Altınordu ilçesinde yaşayan Emre Kışla (29), Ulubey ilçesindeki fındık bahçelerinde yaklaşık 2 ay önce yaralı halde yavru bir sincap buldu. Sincabı tedavi eden ve evinde ilgilenen Kışla, sonrasında doğaya salmak istedi. Kendisine alışan sincap ile arkadaş olan Kışla, ‘Fındık’ ismini verdiği sincabı yaklaşık 2 aydır gittiği her yere götürüyor, sokaklarda ve caddelerde ise omzunda taşıyor, adete arkadaş olduklarını belirtiyor.
“Ben doğaya salmak istedim, peşimden geldi”
Sincabı, tedavisinden sonra doğaya salmak istediğini ancak kendisine alıştığını söyleyen Emre Kışla, “Ben köye gezmeye gitmiştim ve bahçede sesler duydum. Baktığımda ağacın köşesinde yavru sincabı buldum. Yaralıydı ve alıp iyileştirdim. Sonrasında geri doğaya salmak istedim ancak beni bırakmadı, geri eve geldi. Peşimden koşmaya başladı, o günden bu yana benimle birlikte yaşıyor” dedi.
“Şuanda benim en iyi dostum”
Sincap ile güzel vakit geçirdiklerini ifade eden Kışla, “Şu anda sanırım 4-5 aylık, ben kendim 1,5 ay önce buldum. Domates, salatalık, fındık, fıstık, çekirdek yiyor. Zaten kendim hiçbir şekilde kafeste tutmuyorum. Evin içerisinde benimle birlikte yatıp kalkıyor. Beni uyandırıyor ve oyunlar oynuyor. Yani işin özeti benim şuanda en iyi dostum oldu. Bana göre bazı insanlardan daha iyi” şeklinde konuştu.
“Bahçede bulduğum için ismini ‘fındık’ koydum, omzumda geziyor”
Bahçede bulduğu için sincaba fındık ismini verdiğini ve omzunda taşıdığını dile getiren Emre Kışla, “Ben nereye gidersem geliyor, dışarıya da geliyor, şehir dışına çıktığımda da yanımda geliyor. Omzumda geziyor, benimle de her tarafa geliyor. Bakımı her hayvanın olduğu gibi bunun da zorluğu var ama benim için önemli değil. Sevgisi bana yetiyor. Fındık bahçesinde bulduğum ve fındığı çok sevdikleri için ismini fındık koydum. Bana ailem gibi yakın oldu, hep bakmayı düşünüyorum. O yüzden de bırakmayı düşünmüyorum. Zaten kendisi de benden ayrılmıyor. İnsanların tepkisi çok güzel, sevmek ve fotoğraf çektirmek istiyorlar. İnsanlar da mutlu oluyor, ben de mutlu oluyorum” ifadelerine yer verdi.


Bahçede bulduğu sincap en yakın arkadaşı oldu
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

