Baharat kategorisinde AB Komisyonunun tescillediği ilk ürün safran oldu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Eylül, 2023 16:55 tarihinde yayınlandı
0
0

Baharat kategorisinde AB Komisyonunun tescillediği ilk ürün safran oldu

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen boya, yemek, kozmetik, ilaç ve gıda sektörü gibi birçok alanda kullanılan safran, baharat kategorisinde Avrupa Birliği Komisyonu tarafından tescillenen ilk ürün oldu.
Ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen, 80 bin çiçekten sadece 500 gram üretilebilen Safranbolu Safranı, ‘Dünyanın en pahalı baharatı’ olarak adlandırılıyor.
Ekimi Ağustos ayında yapılan safran, Ekim ve Kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde hasat ediliyor.
Safranbolu Esnaf ve Sanatkarlar Odasının girişimiyle 2022 yılının Ağustos ayında Safranbolu Safranı’nın tescili için Avrupa Birliği Komisyonuna tescil için başvuru yapıldı.
1 yıllık çalışmanın ardından Safranbolu Safranı AB Komisyonu tarafından 7 Eylül 2023 tarihinde baharat kategorisinde tescillenen ilk ürün oldu.
Düzenlenen toplantıda konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “Ülkemizde bildiğiniz gerçekten çok tercih edilen, gerçekten başarıya da alınan birçok üniversitede şu anda tıbbi aromatik bitkilerle ilgili bölümümüz var. Aslında bu konuyu üniversitemizde de ele almamız lazım. Belki Safranbolu’muz da olabilir ya da ilimizdeki bir meslek yüksekokulumuzda olabilir. Bence tıbbi aromatik bitkilerle ilgili bölümümüzü açıp aynı şekilde ilimizde bunun bilimsel anlamda da üniversiteli işin içerisine katarak bence bu yolda bu yolculukta hep birlikte yürümemiz lazım diye düşünüyorum” dedi.
Coğrafi işaretle ilgili süreci Safranbolu’nun ve kentin turizmine de katkı sağlayacak bir noktaya getirilmesi gerektiğini belirten Yavuz, “Ama her şeyden önemlisi üretimi arttırmamız lazım. Bence artık pazar ticarileştirme noktasında artırmayı gerektiriyor. İsmail Bey’ gibi cesareti yeni üreticilerimizle birlikte safran üretimini ciddi şekilde artık üretmemiz lazım. Çünkü Avrupa Birliği coğrafi işaret aldıktan sonra artık bütün dünyada tanınır olacak ve bununla birlikte muhtemelen talepler artacak. Bu talepler noktasında bizim arzı artırmamız lazım. Bu da üzerinde belki çalışmamız gereken konulardan birisi olacak” diye konuştu.
AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, üretime odaklanmak ve arttırmak gerektiğini aktararak, bir ürünün menşeini veya mahrecini almanın önemli olmadığını, onun üretimini, sanayisini elinde tutmak gerektiğini söyledi.
Keskinkılıç, özel teşebbüse de safranın gelişmesi, üretiminin artırılması için ellerinden gelen desteği vereceklerini kaydetti.
Safranın sağlık noktasında önemli bir yeri olduğunu anlatan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, “Bunun yanında bizim kentimize en büyük faydamız da turizm açısından oldu. Bunun ekmeği de bu aylarda safran hasadının olduğu Ekim Kasım aylarında bütün kent olarak yaşıyoruz olayı” ifadelerini kullandı.
Safranbolu Safranının tescili ile elde edilen kazanımlar hakkında bilgi veren Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Özener de, “Baharat kategorisinde ilk ürün Türkiye’den ve Safranbolu safranıyla olması. Safranbolu Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak yapılan bu başvuruda AB komisyonunda şu ana kadar başvuru tarihlerine baktığımızda ilk defa Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak yer alması bizi büyük bir mutluluk verdi. Stratejik bir ürün olan Safranbolu Safranının çok kısa bir süreç içerisinde ilan ediliyor olması. Bu bize neyi gösteriyor? Artık sadece Safranbolu değil. Türkiye değil. Avrupa Birliği Komisyonu’nun tamamında bütün ülkeleri meşhur hale gelen Safranbolu’nun marka değeri olan Safranbolu Safranının tescil yolunun açık olması” şeklinde konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay