Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Nisan, 2019 13:47 tarihinde yayınlandı
0

Bağışlarla 15 Tekerlekli Sandalye alındı

Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şubesi Başkanı Muhittin Yılmaz, engeliler için yoğun tempoda çalışmalarını sürdürüyor. Tüm engellilerin eli ayağı olan, onların iş ve aş edinmeleri için mesai mefhumu gütmeden çalışan, daha da ötesi onların tekerlekli sandalyelerine kadar bakım ve onarımı yapan Yılmaz, Derneklerine destek veren Özel İdare ve Kardemir’e teşekkür eti.

Kardemir ve Özel İdare tarafından kendilerine yapılan yardımlarla ihtiyaç sahibi engellilerin başta tekerlekli sandalye olmak üzere diğer ihtiyaçlarını giderdiklerini belirten Yılmaz, yapılan desteklerle alınan 15 yeni tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine vereceklerini söyledi.

Bu yıl içinde birçok ihtiyaç sahibine ulaştıklarını kaydeden Yılmaz;  “Öncelikli olarak bize üç yıldır kaynak aktadar Özel İdaremize ve Kardemir’e teşekkür ediyorum. Onların desteği ile bugün gerek üyelerimize gerekse tüm engelli kardeşlerimize hizmet veriyoruz. Amacımız engelli kardeşlerimizi iş aş sahibi yapmak, yaşam şartlarını daha iyileştirmek, sosyalleştirmek. Bu konuda Üniversitemizle bir proje üzerinde çalışıyoruz. İŞKUR ile de yaptığımız projelerle üyelerimizi becerilerini artırarak istihdama katkı vermeye çalışıyoruz” dedi

Dernekte mekanik arızası olan tekerlekli sandalyeleri tamir ettiğini, bakım ve onarımını yaptığını da belirten Yılmaz “Kendi imkanlarımla büyük bir şevkle üyelerimizin tekerlekli sandalyelerini bakım ve onarımını yapıyorum. Çünkü hepsi milli servet.” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin