blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2025 04:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Babasının öldürülmesi olayına karışan şahsı öldüren 17 yaşındaki şüpheli tutuklandı

Amasya’da 6 yıl evvel babasının bıçaklanarak öldürülmesi olayının faillerinden biri olarak tutuklanan ve 6 ay sonra hür kalan şahsı konutunun önünde 9 bıçak darbesiyle öldüren 17 yaşındaki kuşkulu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Edinilen bilgiye nazaran, dün yaşanan olayda Kirazlıdere Mahallesi’ndeki meskenin önünde Recep Tayyip Gedizli (28) ile M.E ortasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa müddette arbedeye dönüşürken, M.E. yanında bulunan bıçakla Gedizli’yi bıçak darbeleriyle öldürerek olay yerinden uzaklaştı. Görenlerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis grupları M.E’yi hata aletiyle birlikte yakalayarak karakola götürdü. Recep Tayyip Gedizli’nin cenazesi yapılan incelemenin akabinde hastane morguna götürüldü.

Soruları yanıtsız bıraktı
Karakoldaki tabirinin akabinde adliyeye götürülürken gazetecilerin, "Neden bıçakladınız, babanızın intikamını mı almak istediniz?" biçimindeki sorularını yanıtsız bırakan katil zanlısı M.E, çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 arkadaşı da savcılıktaki sözlerinin akabinde hür bırakıldı.

Gedizli 6 ay tutuklu kalmış
Katil zanlısı 17 yaşındaki M.E.’nin babası Hüseyin E.’nin 6 yıl evvel uğradığı bıçaklı taarruzda hayatını kaybettiği öğrenildi. O olaya karışıp tutuklananlardan birinin de cinayetten 6 ay sonra cezaevinden çıkan Recep Tayyip Gedizli olduğu ortaya çıktı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.