Yeni doğan bebeklerde nadir görülen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açan hastalıkların tespiti amacıyla topuktan kan alınarak yapılan sağlık taramasının daha hızlı, doğru ve maliyetsiz gerçekleştirilebilmesi için yürütülen çalışmalara Azeri öğrenci Javid Guluyev’in Türkiye’de geliştirdiği hızlı tanı kiti proje fikri umut oldu
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Fen Fakültesi Molüker Biyoloji ve Genetik bölümü 4. sınıf öğrencisi Javid Guluyev’in yenidoğan bebeklerde topuk kanı taramasında kullanılacak hızlı tanı kiti projesi, 16 kategoride yarışmaların gerçekleştirildiği Hitit Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Festivali Fikir Kategorisinde birinci oldu. BARÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Rizvan İmamoğlu’nun danışmanlığında Azerbaycanlı öğrenci Javid Guluyev tarafından geliştirilen “Yeni Doğanlarda Topuk Kanı Taramasında Fenilketonürinin CRISPR-Cas9 İle Hızlı Tanısı” başlıklı proje ile yenidoğan bebeklerde topuk kanı taramasından tespit edilen kalıtsal fenilketonüri hastalığının erken dönemde teşhisi hedefleniyor. Tedavi edilmediğinde gelişim geriliği oluşturabilen kalıtsal metabolik bir hastalık olan fenilketonürinin tespiti, CRISPR-Cas9 gen teknolojisi ile yapılabilecek. Genetik bileşene sahip birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılabilen CRISPR-Cas9 teknolojisi hızlı tanı kitine uyarlanarak hastalıkların doğumdan itibaren doğru, hızlı ve etkin bir şekilde teşhis edilmesi sağlanacak. Ayrıca üretilecek tanı kiti ile daha hızlı ve doğru sonuçların elde edileceği testler daha az maliyetle de yapılabilecek.
Fenilketonüri hastalığı ve bu hastalığın hızlı ve doğru tespitini öngören projeyi anlatan Guluyev, “Bu çalışmayla doğrudan, hızlı, maliyeti düşük bir şekilde, yeni doğan bebeklerden topu kanı tarama testleri gerçekleştirilebilecektir. Tanı kitinin daha da geliştirilebilmesi ve piyasaya sürülebilmesi için ilerlemek istiyoruz. Bu yönde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Başarısı nedeniyle öğrenciyi tebrik eden BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Bilim ve teknoloji temelinde katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmek istiyoruz. Proje kültürünün tüm bileşenlerimizce bir pratiğe dönüşmesi için yoğun çalışmalar yürütüyor, ödüllendirilen öğrenci projelerimizle gelecek adına daha motive oluyoruz. Bu noktada geliştirdiği projesiyle birinci olan öğrencimiz Javid Guluyev ile danışmanlığını yapan Dr. Öğr. Üyesi Rizvan İmamoğlu’nu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Bu düşüncelerle nitelikli bireyler yetiştirme noktasındaki gayretleri için Fen Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Bülent Karakaş ile akademik ve idari insan kaynağımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Azeri öğrencinin Türkiye’de büyük başarısı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

