Aygün: "Asgari Ücret Zammı Aldatıcıdır" - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Temmuz, 2022 13:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Aygün: “Asgari Ücret Zammı Aldatıcıdır”

İYİ Parti Karabük İl Başkanı Av. Ali Çetin Aygün, asgari ücret artışı ile ilgili yaptığı değerlendirmede; “Tespit edilen asgari ücretin işçiye asgari bir yaşam standardı sağlamaktan çok uzak kaldığı ülkemizde, asgari ücret amacına ulaşamamakta, işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılamaya yetmemektedir” dedi.

Asgari ücret zammının aldatıcı olduğunu ifade eden Aygün, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bilindiği üzere, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yapılan iki toplantı ile 1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücret, yaklaşık yüzde otuz artış ile brüt 6 bin 471 TL, net 5 bin 500,35 TL olarak belirlenmiştir.

Tespit edilen asgari ücretin işçiye asgari bir yaşam standardı sağlamaktan çok uzak kaldığı ülkemizde, asgari ücret amacına ulaşamamakta, işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılamaya yetmemektedir.

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık ayı indeks sayısının Ocak ayında açıklanmasıyla %36,08 artmışken bu oran Mayıs ayı indeks sayısının Haziran ayında açıklanmasıyla %73,50’ye tırmanmıştır. Türkiye’nin içinde bulunduğu somut ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı, enflasyonun oranlarının hızla yükselmesine bağlı olarak alım gücünün her geçen gün düştüğü, yerel para biriminin uluslararası pazarda hızla değer kaybettiği, yoksullaşmanın arttığı bu dönemde emekçiler üzerindeki mali baskıda dayanılmayacak boyutlara ulaşmıştır.

TÜRK-İŞ araştırmasının 2022 Haziran ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 6.391,17 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 20.818,14 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 8.313,12 TL’ye yükselmiştir. Bu kapsamda en basit ifade ile asgari ücrete yapılan zam emekçinin üzerindeki ekonomik ve sosyal mağduriyeti gidermekte yetersizdir. Yapılan zammın enflasyon artışları ile yok edildiği ücret politikası ile emeğin refah düzeyinin artması mümkün değildir.

Asgari ücret konusundaki en büyük sorunlardan bir tanesi asgari ücretin belirlenirken işçinin ailesinin değil sadece kendi ihtiyaçlarının dikkate alınması oluşturmaktadır. Oysa belirlenen asgari ücret bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin bile oldukça altındadır.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre son yirmi yıllık dönemde asgari ücret artışı karşısında memur maaşı, kamu işçisi ücreti, ortalama işçi emekli aylığı ve ortalama memur emekli aylığı artışı oransal olarak neredeyse yarısından az arttırılmıştır. Emekçinin gelirinde yaşanan birbiriyle bağlantısı olmayan orantısız artış tüm emek gelirlerinin asgari ücrete yaklaşmasına ve asgari ücretle diğer emek gelirleri arasındaki makasın daralmasına da yol açmaktadır.

Asgari ücret işçiler için olduğu kadar işverenlerin de sürdürülebilirliğini sağlaması açısından son derece önemlidir. Enflasyondaki artışın devam etmesi durumunda asgari ücrete yapılan zammın, işçilerin satın alma gücüne katkı getirmeyeceği gibi işverenler açısından da asıl önemli olanın enflasyon ve kurda yaşanan oynaklığın azaltılması ve öngörülebilir olmasının sağlanmasıdır. Aksi durumda özellikle küçük işletmelerin işten çıkarma gibi olumsuz durumlarla ilerlemek durumunda olabilecekleri öngörülebilmektedir. Bu durumun faturası yine işçiye yansıyacaktır.

​Uygulanan asgari ücret artışı hâlihazırda içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda işçinin hayat standartlarını yükseltmeyi sağlamak yerine karnını nasıl doyuracağını düşündürtmektedir.” (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
28 Nisan, 2026 13:02 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜKETİCİYİ KİM KORUYACAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Ekonomik kriz ve bölgedeki savaş ortamı nedeniyle gerilen Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı, halk ve tüketiciler aleyhine büyük kırılganlık ve dengesizlik göstermekte…

Enflasyon, büyüme, istihdam, çalışan ve emekli maaşları, üretim, tüketim, fiyat artışları gibi açıklanan rakamsal değerler, ülkenin sosyo-ekonomik yapısını göstermeli…

Ancak gerçek sosyo-ekonomik yapı ile açıklanan rakamsal değerleri gösteren sosyo-ekonomik yapı arasındaki uçurum oldukça büyük…

Sanayi kesimi, hükümetin finansal desteğinden memnun olmazken, düşük artışlarla desteklenen çalışan ve emekli kesimi ise siyasetten ümidin kesmiş durumda…

ABD-İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, dünya ekonomisinde büyük kayıplara yol açarken, ekonomi yönetimi, akaryakıt fiyatlarındaki astronomik artışları eşel-mobil sistemi ile dengelemeye çalıştı…

Akaryakıt zamlarının eşel-mobil sistemi ile dengelenmesine son verilirken, belki de tarihin en büyük akaryakıt zamları ile karşılaştı Türk halkı…

Doların artışını durdurmak için merkez bankası milyarlarca dolar harcarken, çalışan ve emeklilerin de gelir dağılımındaki adaletsizlikten kurtarılması için merkez bankası eşel-mobil sisteme finansal destek vermeli…

Çalışma hayatı ile ilgili artışların düşük kalması durumunda da eşel-mobil sistemi ile desteklenerek çalışan ve emeklilerin de ekonomik kriz ortamından daha az etkilenmeleri sağlanmalı…

Sanayi kesimine yapılan vergi indirimleri ve vergilerin silinmesiyle destek çıkılan sektörlere, artışları enflasyonla engellenen çalışma hayatı ve emekliler de eklenmeli…

Ekonomi yönetimi, çalışan ve emekli kesimlere yapılacak artışların ekonomik programı ve enflasyonu etkileyeceğini ifade ederek karşı çıkmakta…

Siyasi iktidar çalışan ve emekli kesime arkasını dönmemeli…

Seçim dönemlerinde çalışan ve emekli kesime art arda yapılan zamlar dikkate alınmalı ve kesimlerin mağduriyeti giderilmeli…

Sektörler ve bazı kesimler finansal desteklerden yararlanırken, çalışma hayatı ve emekli kesimleri de maaşlarına artış yapılmak suretiyle desteklenmeli…

Desteklenen kuruluşlarda çalışanlar da ülkenin ekonomik koşulları altında sıkıntı çekmekte.

Kısaca patronlar desteklenirken çalışanlar ve emekliler de desteklenmeli ki, gelir kazanımında ve üretiminde de adaletli dağılım olsun…

Çalışma hayatı ve emekli kesimde, ücret artışında mevcut sistemin korunmasının doğru olacağını belirten sanayici örgütleri, mevcut sürecin muhafaza edilmesinin makul olacağını ifade etmekte…

Yani sanayiciler ihracat-ithalat ve kur politikalarında güncelleme, finansal destek talep ederken, siyaset de kendi istikbali için patronları desteklemekte…

Toplumun, üretim-tüketim, sosyal dengelerin ve uluslararası ve stratejik ilişkilerin korunması için siyasi istikbal düşünmeden karar vermeli ekonomi yönetimi…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…