Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Kasım, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0

Ayder Yaylası’nda kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı

Dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda son yağan karla birlikte kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı. Kış turizmi için hem turistlerin hem turizmcilerin yüzü güldü.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası her yıl yaz ve kış aylarında yüzbinlerce yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Yaz aylarında cıvıl cıvıl olan yayla kış aylarında da bu özelliğini koruyor. Bu yıl Ayder Yaylası’na karın erken yağışı ve yoğun olması turizmcileri mutlu ettiği gibi turistlerin de ilgisini çekti. Zaman zaman yolda kalan turistlerin imdadına bölgede sürekli kar temizleme çalışması yapan ekipler yetişti.

Karın erken yağması bu yıl 25 Ocak ve 26 Ocak tarihlerinde gerçekleşmesi planlanan ‘Kardan Adam Festivali’ için de umut kaynağı oldu. Geçmiş yıllarda düzenlenen kar festivalleri kar yağışının az olması nedeniyle zaman zaman eleştirilere konu olmuş, hatta bazen yüksek yaylalardan festival alanına kar taşındığı bile olmuştu. Bu yılki bu erken yağan kar ve yoğun olmasının sevindirdiği festival zamanı sorun yaşanmayacağını, bu yıl turistlerin karın tadını doya doya çıkaracağını düşünüyor.

“Karın erken yağışı festivalde yüzümüzü güldürecek”

Karın erken yağışının kış turizmi açısından verimli olacağına vurgu yapan bölge turizmcilerinden İbrahim Yılmaz, “Karın yağışı biraz erken oldu ama bir hayli fazla oldu. Şu anda yaklaşık olarak 1 metreye yakın bir kar seviyesi var. Çarşamba gününe kadar devam edecek gibi gözüküyor. Tabii bunun güzel yanından ziyade biraz da sıkıntılı yanları yönleri de var tabii ki. Ulaşım birazcık problemli oluyor ama belediye genelde yol çalışmalarını yaptığı için tuzlamalar vesaire ana yollar açık oluyor. Festival tarihleri de netleşti. 25-26 Ocak’ta nasipse festival zamanı olacak. Karın erken yağışı festivalde yüzümüzü güldürecek gibi gözüküyor. Vakti zamanında yukarıdaki yaylalardan da kar taşıdıkları olmuştur ama bu sene daha güzel olacağını tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Karı görelim diye Rize’ye geldik”

İstanbul’da ikamet eden ve karın tadını çıkarmak için Rize’ye geldiğini kaydeden Merve Latif isimli vatandaş ise, “İstanbul’dan geldim 4 günlüğüne. İstanbul’da böyle güzel kar yağmıyor malum. Biz de karı görelim diye Rize’ye geldik. Ayder’e de gelmeden olmazdı. Bakalım, güzel yağıyor şu anda. İnşallah böyle devam eder” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin