Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Eylül, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
0

Ayakkabı, çanta ve valizde yeni trend: Tamir

Ayakkabı, çanta ve valizlerin pahalı olması, tamircilerin işine yaradı. İşleri 2-3 kat artan tamirciler, başka ustalardan destek alarak taleplere yetişmeye çalışıyor.

Pandemi sonrası insanların davranış biçimleri de değişti. Önceden deforme olan bir eşya kıymetsiz görülüp çöpe atılırken, artık tamir yolu tercih ediliyor. Artık deforme olan eşyaların çöpe atılmayıp tamir edildiğini belirten tamirciler, ayakkabı, valiz ve çanta onarım işlerinin önceki yıllara göre 2-3 kat arttığını söyledi.

“Tamirci esnafının işleri 2-3 kat arttı”

Çanta, ayakkabı ve valiz gibi eşyaların sıfır fiyatının cep yaktığını ve bu nedenle tamir işlerinin oldukça arttığını ifade eden 33 yıllık tamirci Mecnun As, “İşimi severek yapıyorum. Özellikle pandemi öncesi işlerimiz rutininde ilerliyor, yoğunluk olmuyordu. Covid-19 sonrası alım gücü değiştiğinden birçok tamirci esnafının işleri 2-3 kat arttı. İşlere yetiştiremediğimizden takviye olarak başka ustalardan destek alıyoruz. Alttan yetişen çırak yok ama yine de piyasadaki ustalarla işi götürüyoruz” dedi.

Ayakkabıların yanı sıra valiz ve çanta tamirinde de artış yaşandığını anlatan As, “Ufak tefek tamir işlerinden ayakkabı altı değişme 400-500 TL, spor ayakkabıların yama tamir işleri 50 TL’den başlayıp yukarıya doğru çıkıyor. Yapacağımız işin emeğine göre ücret değişiyor. Bugün ortalama bir ayakkabı 2 bin TL’den satılıyor. Markalarda ise 10 bin TL’ye kadar bile ayakkabı var. Bugünlerde en çok spor ayakkabı tamiri yapıyoruz. Önümüz kış. Yavaş yavaş botlar gelmeye başladı. Bunların yanı sıra üniversite öğrencilerinin valiz ve küçük yaştaki çocukların çanta tamir işleri de oldukça fazla geliyor. Çantalar ve valizlerde çekme sapları, tutma sapları, fermuar ve yama gibi tamirler yapıyoruz” diye konuştu.

Tamircilerin yer aldığı pasajda dükkanların önündeki çanta, ayakkabı ve valizler tamir sırasını bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin